KURTULUŞ SAVAŞI2-LİSE TARİH KONU ANLATIMI-BİLGİMCE Eğitim ve Kültür Platformu

MUSTAFA KEMAL PASA'NIN SAMSUNA ÇIKISI
( 19 Mayis 1919 )

Mustafa Kemalin Samsuna çikisindan T.B.M.M. nin açilisina kadar geçen süre ulusal mücadelenin "Hazirlik Dönemini" olusturur ve kongreler dönemi olarak adlandirilir.

Mondros ateskes antlasmasi imzalandiktan sonra Mustafa Kemal Pasa yildirim ordulari komutanligina getirildi. Bu görevde iken ateskes antlasmasinin kendi komutanlik bölgesinde Ingilizlerce tek yanli uygulanmasina karsi koydu. Yapilan baski sonucu görevinden alinarak 13 kasim 1918 de Istanbul'a geldi. Padisahi ve Osmanli genel kurmayindaki arkadaslarinin destegini saglayarak kendisini 9. ordu müfettisligine atamistir.

NOT 1: Mustafa Kemal Istanbul'un resmen olmasa da isgal altinda bulunmasindan dolayi kurtulusun ancak Anadolu da gerçeklesecegine inaniyordu.
30 nisan 1919 da 9. ordu müfettisligine atanan Mustafa Kemal in bu göreve padisahça gelmesinin sebepleri sunlardir;

1. Birinci Dünya savasina Osmanli devletinin girmesi neden olan ittihatçi asker kadro ile ters düsmesi ve bu kadroyu elestirmesi
2. Istanbul'a geldikten sonra padisah ve çevresinde güven verici bir izlenim birakmasi o dönemin ünlü komutanlarindan biri olmasi.
3. Istanbul hükümetinin dogu Karadeniz de Pontos'çu Rumlara karsi sivil direnisçilerle birlesen askerler üzerinde Mustafa Kemalin caydirici bir etki yapacagini düsünmesi.

Mustafa Kemal'in Gerçeklestirmek Istedigi Temel Amaç:

Türk halkini tehlikelere karsi uyarip halki örgütlemek ve bagimsizlik mücadelesini baslatarak kayitsiz sartsiz ulus egemenligine dayanan bagimsiz bir Türk devleti kurmaktir.
Bölgede tüm askeri ve sivil makamlara emir verme yetkisi olan Mustafa Kemal Samsun'da :
a) Bütün yurttaki ordularin ve silahlarin anlasma devletlerin teslimini engellemeye çalisti.
b) Müdafaa-i hukuk gruplariyla iliski kurarak "bölgesel kurtulus" görüsünü ulusal bir niteligine ve birlige yükseltmeye çalisti.

Havza Genelgesi (25 mayis 1919)

Samsundan ayrilan Mustafa Kemal Pasa kavak ilçesine ugrayarak havzaya 25 mayis 1919'da vardi.
Izmir'in yunanlilar tarafindan isgali Osmanli hükümetini harekete geçirememis Babi-ali yunan isgalini kaldirabilmek için çare görememistir. Kurtarici milli lider ve inkilapçi Mustafa Kemal ise Istanbul da oldugu gibi havzadan verdigi emirlerle Anadolu'nun her tarafinda mitingler tertip ettirmekle ise basladi. Mustafa Kemal Pasa Havzada halkin müthis ilgisini görmüstü. 30 mayis 1919 da ilk protesto mitingi havzada yapildi. Mitingden sonra her türlü saldirinin silahlarla önlenmesi için ant içildi. 03.06.1919 da askeri kumandan ve mülki emirlerle telgraf göndererek Paris de toplanacak baris konferansina gidecek heyetle ilgili olmak üzere milli vicdanin kesin istegine uygun kararlar alinmasinin gerekliligini bildirmis ve müdafaa-i hukuk ile reda-i ilhak cemiyetlerinin Türk milletinin haklarinin korunmasi yolunda harekete geçmesinin zorunlulugunu ifade etmistir.
Istanbul mitinglerinin ilk tepkisi isgal makamlarinin mevkuf bulunan 67 Türk devlet adamini MALATYA sürmeleri ve Mustafa Kemal Pasayi Istanbul'a geri çagirmalari olmustur.
Bu geri çagirma tekliflerini reddeden Mustafa Kemal Pasa halk ile yaptigi temaslarla havzadan gönderdigi teminlerle milli irade sözcügü bir lider olarak Istanbul hükümetine ve isgal birliklerine karsi milli menfaatlerini çekinmeden korkmadan savunmak üzere ortaya atildigini göstermistir. Havza teminleri ile Mustafa Kemal Pasa milli tehliaaae karsi halkin kaynasmasini uyanmasini ve bir milli kaynasma halini olarak bir hedefe yönelmesini arzuluyordu. Dava milli tehliaaae karsi milleti uyarmak ve harekete geçirmekti. Mustafa Kemal Pasa Anadolu'ya geçeli henüz bir ay olmustu. Bir süre içinde bütün ordularin birlikleriyle iliski ve baglanti saglamis ve halki elden geldigi kadar uyarilmis milletçe teskilatlanma düsüncesi yayilmaya basladi. Artik tesebbüs ve icra sahsi olmaktan çikip milletin birlik ve dayanismasini saglayacak mahiyette olmak idi. Bu maksatla 21/22 haziran 1919 günü tarihi Amasya tamimi yayimlanmistir.

AMASYA TAMIMI (GENELGESI ) ( 22 HAZIRAN 1919 )

Milli bagimsizlik hareketinin ilk önemli adimi ve Anadolu ihtilalinin baslangici olan genelge idari ve askeri birimlere gönderilen tebliglerin halka açilan hususlarin bir program halinde ifadesidir. Genelge Rauf ORBAY Refet BELE Ali Fuat CEBESOY ve hazir bulunan diger kisilerce imzalandi.

Genelgenin Yayimlanma Amaci:
Anadolu'da baslayan müdafaa-i hukuk hareketinin tek merkezde toplanmasinin saglamak bunun saglanmasi için de ulusal bir kongrenin toplanmasini hizlandirmak.

Kongrenin Önemi

    * Anadolu'da milli mücadelenin baslangicidir.
* Kurtulus savasinin gerekçe ve yöntemi belirtilmistir.
* Ilk kez Istanbul hükümetinin görevini erine getirmedigi belirtilmistir.
* Hakimiyet ilk kez saltanattan millete verilmistir.
* Genelge ile yurdun bir bölümünün degil tamami bagimsizlik kapsamina alinmistir.
* Dünyada Anadolu'nun temsilcisinin Istanbul degil Türk milleti oldugu belirtilmistir.

Istanbul hükümeti Ingilizlerin baskisi ve görev sinirini astigi gerekçesi ile Mustafa Kemal i geri çagirdi. Ancak Istanbul'u Anadolu'ya hakim degil bagli kabul eden Mustafa Kemal bunu kabul etmedi. Istanbul hükümeti de onu görevden aldi. Mustafa Kemal 7-8 temmuz 1919 da askeri ve memuriyet görevinden istifa etti.

Genelgenin Kapsami

    * Vatanin bütünlügü ve ulusun bagimsizligi tehlikededir.
* Istanbul hükümeti görev sorumlulugunu yerine getirmemekte ve bu durum ulusumuzu yok olmus gibi tanitmaktadir..
* Ulusun gelecegini yine ulusun azim ve karari kurtaracaktir.

Genelgenin Sonuçlari

    * hükümet ile milli teskilat arasinda uyusma olmus ve hiçbir anlasmazlik kalmamistir.
* Milletvekili seçimi serbest ve müdahalesiz olacaktir.
* Hükümetin leh ve aleyhinde hiçbir sey yapilmayacaktir.
* Sivas kongresi kararlari mebuslar meclisinde kabul olunmaz sartiyla esas itibariyle uygun görülmüstür.
* Millet meclisin güvenlikte olmaya Istanbul da toplanmasi uygun degildir.
* Mustafa Kemal asanin Anadolu da hangi amaçlarla bulundugu anlasildiginda Ingilizlerin baskisiyla Istanbul hükümeti tarafindan resmi görevine son verildi.
* Bundan böyle Istanbul hükümeti Anadolu'ya hakim degil tabi olmaya çagriliyordu.
* Damat Ferit hükümeti ve u hükümetin içisleri bakani ali kemal genelgeyi etkisiz kilmak için kendilerine bagli vali ve mutasavviflari uyardilar.
* Amasya'dan Sivas'a oradan da Erzurum'a geçen Mustafa kemal pasa Erzurum'a vardigi sirada "milletin bagimsizlik davasindan gerekirse bir fert bir nefer olarak da hizmet ederim" diyerek rütbelerinden siyrildi.

ERZURUM KONGRESI ( 23 Temmuz ? 7 Agustos 1919 )

Merkezi Istanbul'da bulunan vilayeti sarkiye müdafaa-i hukuku milliye cemiyetinin Erzurum subesi önce Erzurum vilayet kongresinin daha sonra da dogu illerini içine alan kongreyi yapmistir. Dogu illerini içine alan Erzurum kongresi ise 23 temmuz ? 7 agustos 1919 tarihleri arasinda toplanmis ve kabul ettigi beyanname ile sarki Anadolu müdafaa-i hukuk cemiyeti adini almistir. Böylece yeni kurulan cemiyetin Istanbul'da ki cemiyetle sekli bagi bile kalmamistir.
Mustafa Kemal Pasa VSMHC'i Erzurum subesinin istegi ile cemiyetin kurdugu faal heyetin basina geçerek milli görevi kutsal bir vazife olarak üstlenmistir.
Erzurum kongresi 23 temmuz 1919 da ilk toplantisini yapti. Kongre oybirligi ile baskanliga Mustafa Kemal Pasayi seçti.
Erzurum kongresinin ilk günü genel durum hakkinda bilgi veren kongre baskani Mustafa Kemal "tarihin bir milletin varligini ve hakkini hiçbir zaman inkar etmeyecegini vatanimiz milletimiz aleyhinde verilen hükümlerin muhakkak mahk-u iflas oldugunu" vatan ve milletin mukadderatini tahlis ve himaye hususunda son sözü söyleyecek ve bunun hükmünü tatbik ettirecek kuvvetin bütün vatanda bir elektrik sebekesi haline girmis olan milli cereyanin yigitlik oldugunu ifade etmistir.
Mustafa Kemal son söz olarak "mukadderata hakim milli iradenin ancak Anadolu'dan dogacagini ve milli iradeye müstenit bir milli sura ve keza kuvvetini milli iradeden alacak bir hükümetin teskilini" ilk hedef olarak belirtmistir.
Erzurum kongresinin yapildigi gün sadrazam damat Ferit pasa ajanslara yaptigi bir demeçte bu kongreyi bir isyan olarak dünyaya ilan etti.

Erzurum Kongresi Kararlari

Erzurum kongresi 7 agustos 1919 da sona erdi. Bir tüzükle dogu vilayetlerinde milli cemiyetleri teskilatlandirdi. Bir beyanname ile kararlarini ve prensiplerini beyan etti.
Bu prensip ve kararlar kisaca sunlardir;
1. Milli hudutlar içindeki vatan bir bütündür. Ayrilik kabul etmez.
2. Yabanci isgal ve müdahalesine karsi Osmanli hükümet ininin dagilisi halinde millet hep birlikte savuma yapacak ve direnecektir.
3. Vatanin istiklalini korumaya merkezi hükümet muktedir olmadigi takdirde maksadi temin için geçici bir hükümet kurulacaktir. Bu hükümet heyeti milli kongre tarafindan seçilecektir. Kongre toplanti halinde degilse heyeti temsiliye yapacaktir.
4. Kuva-yi milliye yi amil ve iradeyi milliye yi hakim kilmak esastir.
5. Hiristiyan ahaliye siyasi hakimiyet ve toplum dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.
6. Manda ve himaye kabul olunamaz.
7. Mebuslar meclisinin derhal toplanmasina ve hükümet islerinin milletin murakabesine konulmasinin teminine çalisilacaktir.
Kongre kabul ettigi tüzük geregince dokuz kisilik bir heyeti temsiliye seçerek dagilmis ve bu heyetinde baskanligina seçilmisti.

Erzurum Kongresinin Önemi ve Sonuçlari

Mustafa Kemal Pasa 7 agustos 1919 da Erzurum kongresinin kapanisi vesilesiyle kongre heyetine "esasli mukarrer at ittihaz oldugunu ve cihana milletimizin mevcudiyeti ve birliginin gösterildigini" ve "tarih bu kongremizi ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir." Diyerek Erzurum kongresinin önemini belirtmistir.
Dogu Anadolu'nun kaderini görüsmek için toplanan Erzurum kongresi memleketin bütününü ilgilendiren meseleler hakkinda karar alarak milli mücadelenin esas programini hazirlamistir.
Programin temel fikri kayitsiz sartsiz istiklal kayitsiz sartsiz milli hakimiyet idi. Kongrede vatan sinirlari belirtilerek vatanin bir bütün oldugu ve parçalanamayacagi ilan edilmekle emperyalistlere de Türklügün ata yurdunun isgal edilemeyecegi anlatilmak istenmisti. Temsil heyetinin gerektiginde bir hükümet olarak vazife görecegi açiklanmakla milli devleti yürütme organi olma çabasi ortaya çikmakta idi. Sevket Süreyya Aydemire göre "Erzurum Kongresi maddi varligi ve gücü itibariyle degilse de sagladigi yetkiler bakimindan milli direnis hareketinin tarihi bir noktasidir. Bu kongrenin hatirasi milli direnis ve mücadele hareketinin tarihine siki sikiya bagli kalacaktir."
Erzurum Kongresi beyannamesi memleketin her tarafina ve Istanbul'da ki isgal kuvvetleri temsilcilerine gönderilmistir. Bati Anadolu'da ki müdafaa-i hukuk cemiyetleri bu beyannameyi ve alinan kararlari olumlu karsilamislardir. Balikesir ?Alasehir kongreleri Reisi Hacim Muhittin bey Erzurum'a kongrenin toplantisi sirasinda gönderdigi telgrafta "dogudan batiya genisleyen vatansever teskilatimizla batidan doguya genisleyen maçiz teskilatimizin birlestigi gün gayemizin vatanin kurutlusuna yönlesmis vatan pervane tesebbüslerimizin en büyük bayrami olacaktir." Demistir.
Temmuz ve agustos aylari Amasya tamimi ile açilan milli istiklal parolasinin bölge kongreleri ile olgunlastigi aylardir. Erzurum ve diger müdafaa-i hukuku milliye kongreleri Sivas'ta toplanarak vatanin bütününü içine alacak kararlar alacaktir.
Sevket Süreyya Aydemire göre "Erzurum kongresi müdafaa-i hukuk davalarini bir karara baglamak ve bir temsil heyeti meydana getirmekle vazifesini yapmistir. Bu milli hareketin artik bir basi bir merkezi olacakti. Müdafaa-i hukuk bir sefi belirlemisti:. Mustafa Kemal" devamla "hülasa Türk milli direnis hareket artik sefini buluyordu. Mustafa Kemal böyle bir sefin önemini kavrayan adamdi.
Erzurum Kongresi Istanbul hükümeti ve isgal kuvvetleri tarafindan hiç de iyi karsilanmamisti. Kongrenin toplandigi sirada Damat Ferit Pasa; "Anadolu da igtisas çikti. Anayasaya aykiri olarak meclisi mebusan adi altinda toplantilar yapiliyor. Bu hareketin mülki ve askeri memurlar tarafindan meni gerekir" demistir. Babiali 30 temmuz 1919 tarihli bir emirle de ayrica "Mustafa Kemal Pasa ile Rauf Orbay'in hükümet kararlarina muhalif fiiller ve hareketlerinden dolayi hemen yakalanarak Istanbul'a gönderilmeleri" için mahalli memurlara emir vermis ve 15. kolordudan da gereginin yerine getirilmesi ayrica rica olunmustur. Erzurum Kongresi ile milli direnisin ilk önce dogu illerimizde teskilatlanmasini Osmanli hükümeti Mustafa Kemal Pasa ile Rauf beyin yakalanarak Istanbul'a gönderilmesi için verdigi emri de dinletememis kararini uygulayamamistir.
Ismet Inönü'nün deyimiyle "Erzurum Kongresinde konulan prensipler bundan sonraki bir sene zarfinda bütün memleketi kapsayan savunma ve siyasi kurulma devrinde ve sonra sulh konferansinda izlenen davalarin bünyesi içinde tam bir uygunluk göstermektedir.
Bu suretle Erzurum Kongresi Kendisinden sonraki bütün mücadele safhalarinin gelismesinde hiç bir çelismeye düsmeksizin mütemadi bir tekamül öncüsü olmustur.
Erzurum Kongresi dagildiktan sonra Mustafa Kemal Pasa Heyet-i Temsiliyse reisi sifatiyla sark vilayetindeki cemiyetin teskilatini yaymak ve köklestirmek için gerekli islerle ugrasti.

SIVAS KONGRESI ( 4 ? 11 Eylül 1919 )

Mustafa Kemal Pasa Sivas kongresi hazirliklarini yapmak üzere 29 Agustos 1919 da Erzurum'dan ayrildi ve 2 Eylül 1919 da halkin coskun gösterileri ve sevgisi ile Sivas'a vardi. Halkin yakin ilgisi milli mücadele harekatinin halka dayandigini göstermesi bakimindan ilgi ve dikkat çekicidir.

Kongrenin Açilisi

4 Eylül 1919 günü saat 14:00 da Sivas lisesinin bir salonunda kongre açildi ve Mustafa Kemal Pasa baskanliga seçildi. Mustafa Kemal Pasa kongreyi açis konusmasinda vatanin ve milletin karsilastigi tehliaaai itilaf devletlerinin zayif ve aciz bir hükümet karsisinda Türk milletine her türlü haksizliklari layik gördüklerini ve her türlü kanunsuzluklara basvurduklarini buna karsi Babialicin her seye razi olarak düsmana teslim oldugunu bununda tam bir çöküntü faciasini dogurdugunu açikladi.

Kongrenin Kararlari

Sivas kongresinin çalisma konularini Erzurum kongresinde alinan kararlar ile bir kisim kongre üyelerinin hazirladiklari muhtiralar teskil ediyordu. Kongre ilk günlerinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i hukuk cemiyetinin tüzük ve programini hazirlayarak Erzurum kongresinde vatanin bütünlügü ve milletin istiklalini temin için verilmis kararlari kabulle kendisine mal etti ve genellestirdi.
Kongre Anadolu ve Rumeli de kurulmus olan bütün müdafaa-i hukuku milliye cemiyetlerini "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i hukuk cemiyeti" adi ile tek cemiyet haline getirdi. Bu suretle milli teskilat bütün vatana yayilmis oldu.
Mahzar Müfit Kansu'ya göre; Anadolu ve Rumeli müdafaa-i hukuk cemiyetinin tek amaci "milli ihtilale dayanarak Türk vatanini ve Türk milli birligini kurtarmak korumak ve tarihinin emri vaki halinde göz önüne çikardigi köleligi ve bölünme tehlikesini önlemek" dir.
Sabahattin Selek'e göre; "Erzurum kongresinde alinan müdafaa karari yalniz Ermenilik ve Rumluk teskiline karsi düsünülmüs ve itilaf devletlerinin isgal ve müdahale hareketleri de bu maksada yönelik addedilmisti. Yani itilaf devletlerine karsi hasmane bir tavir takinmaktan Erzurum kongresi sakinmisti. Bu defa Sivas'ta her türlü isgal ve müdahale karsi da "müdafaa ve mukavemet" karari verilmistir.
Kongrece seçilen heyeti temsilliye vatanin heyeti umumiye sini temsil etmek yetkisiyle genisletildi. Milletçe müdafaa ve mukavemet ilkesi kabul edildi ve vatanin her hangi bir parça hükümetçe terk ve ihmal edildigi takdirde bir geçici hükümet kurularak idarenin millet adina ele alinacagi karar altina alindi. Misk-i millinin esaslari kabul edildi. Kongrenin karar altina aldigi ve Istanbul hükümetinden israrla istedigi bir diger husus da padisah tarafindan dagitilan meclis-i mebus anin bir an önce toplanmasini saglamak ve bu maksatla milletvekili seçimine hemen baslanilmasini temin etmekti. 13 Eylülde Sivas'ta ihtilalin yayin organi olmak üzere Irad-i Milliye adli bir gazetede yayinlandi.

Sivas Kongresinin Önemi

Mustafa Kemal Pasanin Sivas kongresinde belirttigi üzere kongre üyeleri seçimle isbasina gelen temsilcilerdir. "Milletin hakiki ve seçilmis mümessilleridir."
Kongre Istanbul hükümetinin açik muhalefetine ragmen toplanmistir. Keza Kongrede Rauf Bey'in belirttigi gibi "Biz burada Müsaade-i seniye ile degil milletin arzusu ile toplandik"
Sivas kongresi Erzurum kongresi gibi ihtilalci bir karakter tasimaktadir. Hatta kongrenin reis seçtigi ihtilalci Mustafa Kemal'i tevkif için verilen emri de dikkate almamistir. Ayrica kongre Mondros mütarekesinin Osmanli devletince kabul edilmis olan tatbik seklini de reddetmis ve yabanci isgallerine karsida mukavemet edilecegini ilan etmisti. Kongre Ali Fuat Pasayi bati Anadolu umum kuvayi milliye kumandanligina tayin etmekle ayni zamanda yürütme yetkisine de haiz oldugunu göstermisti.kongre Amerikan mandasini da reddetmekle kayitsiz sartsiz istiklali kabul ettigini ilan etmistir.
Sevket Süreyya Aydemire göre; Sivas kongresi "milli mukavemet hareketine milli bir hasim verdi ve milli bir merci vücuda getirdi. Mustafa Kemal de bu milli mukavemet hareketinin yetkili öncüsü olarak belirdi."
Jeon deny Anadolu ve Rumeli müdafaa-i hukuk cemiyeti temsilliye reisi Mustafa Kemal'i iktidari hukuken ve fiilen elinde bulundurdugu için 11 Eylül 1919 dan itibaren milli hükümetin sefi olarak kabul etmek gerektigini açiklamaktadir.
Beonist ? mechin Sivas kongresinde Osmanli imparatorluk ile Türk milleti arasinda daha bariz bir ayirim yagilarak Erzurum kongresinde alinan kararlardan daha ileri gidildigini belirtmektedir.
Keza jean dent ye göre "Sivas kongresi kararlari Erzurum kongresi kararlarina nazaran itilaf devletleri ve Istanbul karsi daha yumusakti."

Sivas Kongresi Sonuçlari

Istanbul Hükümeti Sivas kongresini dagitmak ve Mustafa Kemal Pasa ile arkadaslarini yakalatmak için harput valisi Ali Galip'i vazifelendirmisti.Ali Galip Malatya'ya gelip Malatya mutasarrifi Hali ve Ingiliz binbasisi ile isbirligi yaparak Sivas'i basip kongreyi dagitacakti. Ancak üzerlerine gönderilen askeri birlikler Sivas'i basmak isteyenleri dagitti. Bu olay ayrica suikast hazirlayici Damat Ferit Pasa kabinsiyle Anadolu münasebetleriyle de kesilmesi sonucunu dogurmustur. Bu hareket Anadolu da gelismis bulunan milliyetçilerin güçlerinin de ifadesi oldu. Mustafa Kemal Istanbul mücadelesinde (8 haziran ? 30 eylül 1919 ) en nihayet Istanbul yere serilmis ve Ingilizlerden yüz bulamayan Damat Ferit Pasanin yerine Ali riza pasa kabinesi ( 2 ekim1919 ? 8 mart 1920 ) geçmisti. Milliyetçi bir kimlik tasiyan bu kabinenin Istanbul da isbasina geçmesi Mustafa Kemal pasa ve milli dava için Damat Ferit'in düsürülmesinden sonra kazanilan ilk zaferdi.
Yeni hükümetle birlikte basinda da Sivas kongresinin faaliyetleri ile ilgili haberlere ve övgülere rastlanmaya baslanmisti. Artik gazetelerin ilk sayfalarini Mustafa Kemal Pasa ve Rauf beyin portreleri süslemekteydi.
Mustafa Kemal Pasa Sivas kongresinin bitiminden bir hafta sonra Sivas gelen amerikan generali J. G. Harbord'la yaptigi konusmada yeni Türk devletini kurmak arzusunu ve amacini su sözlerle açikça belirtmistir.
"her seye ragmen yurdumuzu kurtarmak özgür ve uygar bir Türk devleti kurmak insan gibi yasayabilmek için yapacagim bunu"
Ihtilalci hareket Sivas kongresinden sonra güç kazanmis Ingiliz amirali robeck'in 17 eylül 1919 da lort curzon'a gönderdigi raporda açikça belirttigi üzere artik milliyetçiler Istanbul'un emrini dinlememektedir. Raporun enteresan bir yönü Türkiye'deki bu gelismelerin bir cumhuriyete dogru yönelmis olmasinin Sivas kongresi ertesi Ingiliz amirali tarafindan görülmüs olmasidir. Sivas kongresinin içerde ve disarida yankilarini göstermesi bakimindan raporun ilgili kismi asagiya alinistir.
" alinan bütün haberlere göre milli hareket Anadolu'da müstakil bir cumhuriyete dogru yönelmektedir. Bu hareket Istanbul'da bilhassa harbiye nezaretinden desteklenmektedir. Bu yeni milliyetçi parti bu günkü damat Ferit hükümetinden ziyade halk efkarini temsil etmektedir... hükümetin kabul edecegi bir anlasma baris ve huzur getirmeyecektir. Onlara silah kuvvetleriyle kabul ettirmek gerecektir. Hükümetin emri artik yapilmamaktadir.
"Türk milliyetçiler; Türkiye'nin Türklere kalmasinin istiyorlar yabanci himayesini ret ediyorlar. Onlar imparatorlugun ölümünü degil yeni bir hayat mukavelesini imza etmek azmindedirler.

I. INÖNÜ MUHAREBESI ( 6 ? 10 OCAK 1921 )

Sebepleri
1. Yunanlilari bursa üzerinden Eskisehir yönelerek demiryollarinin kontrolünü ele geçirmek istemeleri
2. Eskisehir bati cephesi ile Ankara'yi birbirine baglayan demiryolu üzerinde stratejik bir noktada bulunmakta idi.
3. bu sirada Çerkez Ethem'in düzenli orduya katilmamak için isyan etmesinden yunanlilarin faydalanmak istemeleri.
4. yunanlilarin güçlerini göstermek ve itilaf devletlerinin daha çok destegini kazanmak istemesi.
5. Türk ordusunun kuvvetlenmesine firsat vermemek için yunanlilar bursa üzerinden Eskisehir usak üzerinden afyon istikametine saldiriya geçtiler. ( 6 Ocak 1921 ) 9 Ocakta Inönü mevzilerinin önüne geldiler. Inönü mevzilerimiz önünde yapilan savasta Türk ordusu yunan ordusunu bozguna ugratti. Yunanlilar bursa istikametinde geri çekildiler.

Sonuçlari

1. Yunanlilarin ilerleyisi durduruldu.
2. Daha iyi hazirlanmak için zaman kazanildi.
3. Milli duygulari cosan Türk halkinin kurtulus ümidi daha da artti.
4. Düzenli orduya olan güven ve katilim artti.
5. Kuva-yi milliye dönemi son buldu.
6. cephe komutani Ismet bey generallige yükseldi.
7. Çerkez Ethem ve kardeslerinin isyani bastirildi.
8. TBMM ile iliskilerde çekingen davranan Sovyet Rusya TBMM ile iliskilerine önem verdi. Moskova antlasmasi imzalandi. (16 Mart 1921 )
9. Sevr'in Türk milletine kolayca kabul ettirilemeyecegi gösterildi.
10. Itilaf devletleri arasinda görüs ayriliklari iyice su yüzüne çikti.
11. Itilaf devletleri Sevr antlasmasi sartlarinin yeniden gözden geçirilmesini görüsmek için TBMM hükümetini Londra da topladiklari konferansa davet ettiler.
12. Yeni bir devletin kuruldugunu göstermek ve yaptigi isleri hukuki zemine oturtmak için TBMM ilk anayasasini kabul etti. ( 20 Ocak 1921 )

1921 Anayasasi

1921 Anayasasi Mustafa Kemal'in degisik tarihlerde TBMM'ye verdigi önergelerden olusmustur.
Bu anayasa olagan üstü durum için hazirlanmis kisa ve öz bir anayasadir. (23 Maddelik)
Bu sebeple temel hak ve hürriyetler yer almamistir.

Bu Anayasaya Göre;
1. Hakimiyet kayitsiz sartsiz millete aittir.
2. Kanun yapmak yürütmek ve uygulamak yetkileri TBMM'dedir.
3. Devlet yönetiminin tek organda topladigi ve kuvvetler birligi ilkesinin kabul ettigi anlasilmaktadir.
4. Milletvekili seçimleri iki yilda bir yapilir.
5. Ser'i hükümlerin uygulama yetkisi TBMM'ye aittir.
6. Ser'i hükümlerin uygulanmasi yetkisi TBMM'ye ait olmasi Seriat esaslarinin kabul edilmedigini ve din istismarinin önlemek istendigini göstermektedir.
Bu madde 1921 Anayasasinin laik bir laik bir anayasa olmadigini gösterir.
LONDRA KONFERANSI ( 23 SUBAT ? 12 MART 1921 )

Londra Konferansi'nin Toplanma Sebepleri
· I. Inönü zaferi üzerine itilaf devletleri arasinda görüs ayriliginin ortaya çikmasi.

    * Italya ve Fransa'nin TBMM hükümetiyle baris yapmakta lotekli olmalari Ingiltere'yi de etkilemis ve böylece Ingiltere'nin girisimiyle Londra Konferansinin toplanmasi kararlastirilmistir.
* Dogu cephesinde Ermenilere karsi zafer kazanilmasi.
* Sovyet Rusya ile TBMM arasindaki dostluk iliskilerinin gelismesi.
* Güney cephesindeki Fransizlara karsi basari elde edilmesi.
* Itilaf devletleri Londra konferansindaki Sevr'i biraz degistirerek Türk tarafina kabul ettirmek istemislerdir.
* Itilaf devletlerinin Osmanli hükümetinin yaninda TBMM hükümetinin temsilcisinin de Londra konferansina katilmasini istemelerindeki amaçlari Türk tarafi arasinda ikilik çikartarak birbirine düsürmek idi.
* Mustafa Kemal Türk milletinin asil temsilcisinin TBMM hükümeti oldugunu söyleyerek konferansa dogrudan çagrilmadikça katilmayacaklarini bildirdi. Bunun üzerine; TBMM hükümeti Italya araciligi ile konferansa çagrildi.
* TBMM hükümetinin Londra konferansina katilmaktaki amaci barisçi olmadiklari hakkinda yapilan propagandalari önlemek milletler arasi platformda TBMM yi kabul ettirmek Misak-i Milliyi Dünya kamuoyuna açikça anlatmak idi.konferansta ilk söz hakki verilen Istanbul hükümetinin temsilcisi sadrazam Tevfik pasa "Söz hakki Türk milletinin gerçek temsilcisi olan TBMM hükümetinin temsilcisine aittir." Diyerek sözü TBMM nin temsilcisi Bekir Sami beye birakmistir.Bekir Sami bey misak-i milliden asla vazgeçmeyeceklerini söyleyerek Anadolu'nun bosaltilmasini istedi. Yunanlilar ise ne Anadolu'nun bosaltilmasini nede Sevr'in degistirilmesini istediler.Bekir Sami bey Ingiltere Fransa ve Italya temsilcileri ile ayri ayri sözlesmeler yapti. Ancak bunlar TBMM tarafinda Misak-i Milliye aykiri olduklari gerekçesiyle reddedildi.
* Fransa ve TBMM hükümeti Londra da baslayan görüsmeleri konferanstan sonra da devam ettirdi. Fransa görüsmelerde bulunmak için Ankara'ya temsilci gönderdi. Yapilan bu görüsmeler Ankara antlasmasi zemini hazirladi.

Londra Konferansinin Sonuçlari

    * itilaf devletleri TBMM'yi resmen tanimis oldu.
* Türk milletinin Sevr i kabul etmeyecegi bir defa daha vurgulandi.
* TBMM ilk defa milletler arasi bir konferansta temsil edildi.
* Yunan ordusu Ankara'ya dogru saldiriya geçmek için zaman kazandi.
* Itilaf devletleri arasindaki görüs ayriliklari iyice belirginlesti.

SOVYET RUSYA ILE ILISKILER VE MOSKOVA ANLASMASI ( 16 MART 1921)

Sovyet Rusya Bolsevik ( Komünist ) rejimi ülkesinde yerlestirmek için çaba harcamaktaydi.
Türk milletinin itilaf devletleri ile yaptigi mücadele TBMM ve Sovyet Rusya'yi birbirine yaklastirdi.
Sovyet Rusya'nin TBMM ye yaklasmasinda ki asil amaci Türkiye de komünizmi yerlestirmek ve güneyde kendisine bagli bir tampon bölge olusturmak idi.TBMM'nin Sovyet Rusya'ya yaklasmasindaki amaci ise dogudaki bu güçlü kosusundan emin olmak acil ihtiyaci olan silah cephane ve para yardimini saglamak idi.
Sovyet Rusya Ingilizlerin bogazlar ve Istanbul yerlesmesini istemiyordu.
Doguda Ermenilerin batida yunanlilarin maglup edilmesi ve TBMM hükümetinin Londra konferansina çagirilmasi Sovyet Rusya'nin TBMM nin gelecegi ile ilgili tereddütlerini ortadan kaldirdi.
Taraflar arasinda karsilikli elçiler ve temsilciler gidip gelmekte idi.
Bu iliskiler sonucunda TBMM hükümeti ile Sovyet Rusya arasinda Moskova antlasmasi imzalandi.

Moskova Antlasmasinin Hükümleri

· taraflardan birini tanimadigi antlasmayi digeri de tanimayacak. Böylece Rusya Sevr'i kabul etmis oluyordu.

    * Sovyet Rusya misak-i milliyi kabul edecek. Misak-i milli ilk defa güçlü bit batili devlet tarafindan kabul edilmekte.
* Çarlik Rusya ile Osmanli devleti arasinda yapilmis olan antlasmalar hükümsüz sayilacak. Iki ülkede de köklü rejim degisikliklerinin oldugu görülüyor.
* Kapitülasyonlarin kaldirildigi Sovyet Rusya kabul edecek. Rusya'ya kapitülasyonlar 1774 küçük kaynarca antlasmasi ile verilmistir. Rusya kapitülasyonlari kaldiran ilk devlettir.
* Batum Gürcistan birakilacak. Batum misak-i milli sinirlarimiz içinde idi bu durumda misak-i milliden ilk taviz verilmis oluyordu.
* Nahçivan Azerbaycan idaresinde özerk bir bölge olacakti.
* Hars Ardahan ve Artvin Türkiye de kalacak sekilde Türk ? Sovyet siniri belirlenecek.
* Taraflar hakim olduklari topraklarda karsi tarafin hükümeti üstlenmek amaciyla örgüt ve gruplarin kurulmasina yada gerçeklesmesine müsaade etmeyecek. Sovyet ? Rusya'nin Türkiye'ye yönelik komünizm propagandasinin ve faaliyetlerinin engellenmesi amaçlanmistir.
* Bu antlasma sartlarinin Gürcistan Ermenistan ve Azerbaycan tarafindan da kabul edilmesi için Sovyet Rusya tesebbüste bulunacakti.

Afganistan ile Dostluk Antlasmasi
· Moskova'da TBMM temsilcileri ile Afganistan temsilcisi arasinda dostluk ve kardeslik antlasmasi imza edildi.

    * Afganistan TBMM hükümetini taniyan ilk Müslüman ülkedir.
* Hint Müslümanlari da aralarinda para toplayarak bunlari Türk milli mücadelesini desteklemek için göndermislerdir.
* Afganistan Ankara'ya elçi gönderen ilk Islam ülkesidir.
* Istiklal marsinin kabul edilmesi ( 12 Mart 1921 )

II. INÖNÜ MUHAREBESI ( 23 MART ? 1 NISAN 1921 )

Sebepleri

Itilaf devletlerinin Londra konferansinda isteklerini TBMM'ye kabul ettirememis olmalari.
Türk ordusunun gücünün I. Inönü muharebesinde gören yunanlilarin Türk ordusunun daha da kuvvetlenmesine izin vermemek ve I. Inönü yenilgisinin ezikligini bertaraf etmek istemeleri.
Yunanlilarin itilaf devletlerin destegine layik olduklarini göstermek istemeleri.

Savasin Baslamasi ve Sonuçlari

Yunanlilarin hedefi Kütahya ve Eskisehir'i alarak Ankara'ya ulasmak ve TBMM yi dagitmakti. Yunan ordusu Bursa'dan Eskisehir usaktan afyona dogru ilerledi. Inönü'de ikinci bir yenilgiye daha ugradi.

Bu Zafer Sonucunda
· Yunan ilerleyisi bir süre içinde olsa durduruldu.

    * TBMM'ye olan güven daha da artti. Türk ordusu gücünü ispat etti.
* Türk ordusu hazirliklarini tamamlamak için zaman kazandi.
* Yunanlilar daha çok kuvvete ihtiyaçlari olduklarini anladilar.
* Italyanlar isgal ettikleri güney-bati Anadolu'dan kuvvetlerini çekmeye basladilar.

KÜTAHYA ? ESKISEHIR MUHABERELERI
( 10 ? 24 TEMMUZ 1921)

· yunanlilar I. ve II. Inönü yenilgilerinden sonra büyük bir hazirliga giristiler.

    * Fransa ve Italya yunanlilardan destegini çektigi halde Ingiltere Yunanistan destegini devam ettirdi.
* Yunanistan arka arkaya aldigi yenilgilerin izlerini silmek Ingiltere'nin tekrar güvenini kazanmak ve Türk ordusunun toplanmasina firsat vermemek için harekete geçti.
* Yunan krali konstantin savasi bizzat yönetmek için önce Izmir oradan da Kütahya'ya geçerek komutanlariyla bir görüsme yapti. Bu toplantida Ankara üzerine saldiri karari alindi.yunanlilar saldiri sonucu afyon Bilecik Kütahya ve Eskisehir'i isgal ettiler. Yunan kuvvetleri yer yer Sakarya nehrini geçtiler.
* Mustafa Kemal cephe komutani ismet pasa ile görüserek ordularin Sakarya nehri dogusuna çekilmeleri emrini verdi.

· Türk birliklerinin Sakarya'nin dogusuna çekilmelerinin sebebi düsmani hareket üssünden uzaklastirmak. Türk ordusuna da daha büyük kayiplar verdirmemek ve yeniden toparlanmak için zaman kazanmakti.
· Cephedeki bu basarisizlik mecliste büyük tartismalara sebep oldu. Bazi milletvekilleri meclisin tehlikede oldugunu ve meclisin daha emniyetli bir yer olan kayseri ye tasinmasini istedi.ancak bu istek meclis tarafindan kabul edilmedi.
· Mecliste Mustafa Kemal karsi olanlar " ordu nereye gidiyor millet nereye götürülüyor bu harekatin elbette bir sorumlusu vardir.o nerededir onu ordunun basinda görmek isteriz." Diyerek Mustafa Kemal in gücünü ve etkisini kirmak istiyorlardi.
· Mustafa Kemal i seveler ve ona karsi olanlar onun Türk ordusunun basina geçmesi fikrinde birlesmislerdi.
· Sert tartismalardan sonra TBMM 5 Agustos 1921 de Baskomutanlik kanunu kabul etti.bu kanuna göre meclis üç aylik süre için bu yetkilerini ve baskomutanlik görevini Mustafa Kemal e verdi.
· Mustafa Kemal Amasya genelgesinden sonra istemeyerek ayrildigi askerlik görevine en üst rütbeyle yeniden dönüyordu.
· Ismet pasa genelkurmay baskanligindan ayrildi. Bu göreve Maresal Fevzi Çakmak getirildi.
· Fevzi pasa genelkurmay baskanligi görevini 1944 yilina kadar yürütmüstür.

Yenilginin Sonuçlari

    * Afyon Kütahya ve Eskisehir yunanlilarin eline geçti
* Mecliste sert tartismalar oldu ilk muhalefet olustu.
* Halkta ümitsizlik bas gösterdi.
* Moskova'dan Batum'a gelen Enver pasanin Anadolu'ya gelecegi endisesi basladi.
* Yunanlilarin Ankara'yi ele geçirme ve TBMM yi dagitma ümitleri artti.

Tekalifi Milliye Emirleri ( 7 ? 8 Agustos 1921 )

Mustafa Kemal baskomutanlik kanunu ile meclisin bütün yetkilerini eline alarak devlet islerinde tek basina ve çabuk karar verme firsati bulmustu.
Bu yetkiler üç aylik sürelerle uzatildi. 20 temmuz 1922 de ise süresiz hale getirildi. Mustafa Kemal cumhurbaskani seçilene kadarda durum devam etti. Mustafa Kemal Türk ordusunu Sakarya savasina hizla hazirlamak ve savas gücünü artirmak için tekalifi milliye emirlerini yayimlatti. Bu emirlerle halktan büyük fedakarliklar istendi.
Buna göre:
1. her kazada bir tekalifi milliye komisyonu kurulacak. Her komisyon tekalifi milliye emirlerinde istenilen mallari toplayip bildirilen cepheye gönderecek.
2. her ev bir kat çamasir bir çift çorap ve çarik hazirlayacak.
3. tüccar ve halk elindeki çadir bez kumas astar kösele hayvan malzemesi v.s. nin %40 ini bedeli sonra ödenmek sartiyla ilgili komisyona verecek.
4. insan ve hayvan yiyeceklerinin %40 teslim edilecek.
5. nakil malzemeleri ayda bir de olsa 100 km kullanilacak.
6. ordunun ihtiyaci olan terk edilmis bütün mallara el konacak.
7. akaryakit araba lastigi v.s %40 na el konacak.
8. silah ve malzeme yapan demirci marangoz saraç dökümcü ordunun emrine alinacak.
Bu tedbirler olaganüstü sartlarda olaganüstü tedbirlerdir. Sirtini Ingiltere gibi güçlü bir devlete dayamis olan yunanlilar karsisinda ne kadar güç sartlar altinda mücadele edildigi anlasilmaktadir. Bu emirler dünyada ilk defa topyekün bir savas uygulamasidir. Bu emirlerin yayimlanmasi ve uygulamasi ile halkadaki ümitsizlik kaybolmaya baslamistir.
Tekalifi milliye emirleri Osmanlidaki "avariz" vergisiyle benzerlik göstermektedir.