Soğutucu yağ kullanılmadan yapılan deneyler beklenene uygun olarak yüzeyde hiçbir tepkime tabakası oluşturma. Kükürt ve fosfor katkıları içeren hazır ürünler kullanıldığında kenarda kükürt ve fosforun arttığı görüldü. Tüm araştırma denemelerinde ESCA spektromunda çizgisel toplanma nedeniyle demir sülfit halinde (birleşme enerjisi 162.4 eV) kükürt ve demir fosfat halinde (133.8 eV) fosfat tespit edildi. Demir sülfit, tüm denemelerde, 3 nm derinliğe kadar tespit edilebildi. Demir fosfat tabakasının kalınlığı fosfor katkı maddelerinin konsantrasyonuna bağlı olarak yaklaşık 1-2 nm tuttu. Temel yağ ve temel yağla birlikte koyu ester ile yapılan freze denemeleri demir sülfit tabakası oluşturduğunu gösteriyor, buda temel yağ içinde mevcut kükürdün metal yüzeyi ile demir sülfit tepkimesine girmesinden oluşuyor.
6.5.AŞIRI KATKIDAN KAÇINMAK
Soğutma yağı içindeki kükürt katkısı konsantarasyonunda artış,demir sülfit tabakasında kükürt konsantyrasyonunun yükselmesine neden olur. Her iki denemede de demir sülfit tabakasının kalınlığı 3-4 nm tutuyor. Burada fosfor katkı konsantrasyonu artışı ile beraber demir fosfat tabakası içindeki fosfor konsantrasyonunun arttığı ölçülebilir.
Soğutma yağı özelliklerinden beklentilerin bütünü, bunların terkibinde ekonomik ve çevresel olarak uygun olan yöntemin bulunmasını gerektiriyor. Katkı maddelerinin uygun seçimi ve uygun konsantrasyonu için koşul ; soğutucu yağların çevreye uyumlu olması gereği hedefi göz önünde tutulmalı ve sadece uygulanan talaşlı işleme prosesi için gerekli katkı maddelerinin kullanımı sağlanmalı ve gereksiz aktif madde bileşimlerinde kaçınılmalıdır. Diğer üretim yöntemleri üzerine araştırmaların genişletilmesi gereklidir. Gelecekteki uygulamalar için yeni soğutucu yağların ve katkı maddeleri terkibinin denenmesinde ESCA analiz yöntemi kullanılmalıdır.
7.KURU İŞLEME VE MİNİMUM YAĞLAMA
Kesme yağı maddeleri,eskiden beri olduğu gibi, talaşlı işleme tekniğinde soğutma, yağlama ve temizleme gibi olumlu etkileri nedeniyle hala çok önemli bir yer tutmaktadır. Ancak diğer yönden bunlar çevre ve insanlar için bir tehlike potansiyeli doğurmakta ve imha edilmeleri, devamlı artan masraflara neden olmaktadır. HSS takımları ile delme işlemlerinde soğutma ve yağlama maddesi olarak genelde emülsiyonlar kullanılmaktadır, çünkü bunlar, bu üretimin bir özelliği olan çok yüksek düzeylerdeki soğutma ve yağlama taleplerini çok iyi kanıtlamaktadır.
Delme çalışmaları sırasında takımların ısı yüklenmesi özellikle yüksek düzeydedir. Ayrıca kesme köşelerinde tıraşlama ve enlemesine kesimlerde birbirini çekme (adhesyon) etkileri tipik aşınma görüntülerine neden olur. Uzun delme ve yatay çalışma pozisyonlarında bu sorun, soğuk yağlama maddesinin talaş alınarak çalışılan noktaya zor ulaşabilmesi nedeniyle, daha da büyür. İçlerinden soğuk yağlama maddesini akıtarak çalışan özel soğutma kanallı spiral deliciler burada genellikle en mükemmel çözümü sunarlar.
7.1.GRİ DÖKÜMDE UYGULANAN KURU İŞLEME TEKNİĞİ
Önemli fonksiyonlarına rağmen delme çalışmalarında da kesme yağı maddelerinden vazgeçebilmek için yoğun uğraşlar verilmektedir. Bunun için en uygun koşulları sert metallerden üretilmiş spiral deliciler sağlamaktadır, çünkü bu kesme takımının yapıldığı malzeme, kuru işleme sırasında oluşan yüksek ısılara dayanabilmek için yeterlidir. Özellikle gri dökümde, kuru işleme, bugün kullanılan başlıca teknik durumuna gelmiştir. Kesme yağı maddeleri kullanılmaksızın gerçekleştirilebilecek daha iyi işleme olanakları da vardır, bunlar Titannitrit (TİN), TitanKarbonnitrit (TİCN) yada Titan-Alüminyumnitrit (TİAIN) gibi sert maddeler ile delme takımlarının kaplanması ve kendi kendini yağlayan yüzeylerdir.
HSS talaşlı işleme takımlarında durum daha farklıdır. Bu takımların ısıya dayanıklılıkları çok düşük olduğundan, ürüne zarar verme riskine girmek istenmezse, kuru işlemeye geçiş çok sınırlı olarak mümkün olabilmektedir. Talaşlı işlemeye yatkın malzemelerde en uygun işleme şekilleri ve uygun takımların Titan-Alüminyumnitrit ile kaplanması sayesinde olumlu neticeler alınabilmekteyse de, talep edilen yüksek proses güvenliği için HSS deliciler ile kesme yağı maddeleri olmaksızın çalışılması önerilmemektedir.
Bu gibi durumlarda minimum yağlama tekniği, alışıla gelmiş emülsiyon ile tam miktarda kesme yağı akıtmalı kesme yağı tekniklerine oranla geliştirilmeye açık bir alternatif oluşturmaktadır. Minimum yağlama tekniği, bilindiği gibi, yalnızca talaşın kaldırıldığı noktaya yalnızca prosesin gerekli kıldığı miktarda yüksek etkili bir maddenin akıtılması durumudur. Bu işlem sayesinde makinenin çalışılan çevresi temiz kalmakta ve artıkların temizlenmesi için gerekli olabilecek masraflar önlenmektedir.
Magdeburg üniversitesinin imalat tekniği ve kalite güvenliği enstitüsünde uzun yıllardan beri delme işlemlerinde -ayrıca araştırmalar delme, havşalama ve raybalama alanlarına da yayılmıştır- minimum yağlama tekniğinin kullanımı ile ilgili sistematik deneysel araştırmalar yürütülmektedir. Bu araştırmaların amacı, minimum yağlama tekniğinin takım aşınması, güç ve moment durumları ve delme kaliteleri açısından alışıla gelmiş emülsiyon ile bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama teknikleri ile elde edilen kaliteye ulaşıp ulaşamayacağı ve hatta bu kaliteyi aşıp aşamayacağının belirlenmesi idi. Bu karşılaştırma deneylerine ayrıca basınçlı hava kullanılan veya kullanılmayan kuru işleme teknikleri de dahil edildi. Araştırma neticelerinin sınırsız karşılaştırma olanaklarını garantilemek amacıyla, takım tezgahları, takımlar, kullanılan ham maddeler, ölçüm aletleri, kesme değerleri ve benzerleri gibi tüm araştırma koşullarının her durumda sabit ve aynı kalmasına dikkat edildi.
Yağlama maddesinin akıtılması, takımın temas halinde bulunmadığı anda püskürtmeler halinde yapıldı. Burada aşındırma-kesme süresi işlemleri örneklerinde araştırma neticeleri tartışılacaktır. Resim 1'de ortalama aşındırma kesme süresi davranışları gösterilmiştir.

Resim 1:HSS takımlarıyla 30 mm kalınlıktaki C45 çelikten plakalara 7mm'lik deliklerin açılması işleminde aşınma-kesme süresi davranışı.
a)kuru çalışma
b)basınçlı hava destekli kuru çalışma
c)%5'lik sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
d)%10'luk sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
e)pulsomat P25 ve additive edilmiş VP231 kolza yağı kullanılan minimum yağlama tekniği
Ayarlanan kesme değerleri için kuru işleme ve basınçlı hava kullanımı kabul edilebilir neticeler vermedi. Ayrıca, içinde %5 ila %10 arasında yağ bulunan sıvı karışımların kullanıldığı bol miktarda soğutma yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniklerinin aşınma oluşmasında önemli bir etkilerinin olmadığı görüldü. Minimum yağlama teknikleri kullanılarak yapılan çalışmaların sonucu ise şaşırtıcıydı. 100 dakikalık bir kesme işlemi süresince lineer köşe aşınma değeri ufak bir artışla sabit bir gelişme gösterdi. Dayanıklılık kriteri VBEcke 0.5 olarak alınırsa, sıvı karışımların kullanıldığı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniklerine oranla, minimum yağlama tekniğinde takımın dayanıklılık süresi bir kat daha fazla oldu. Takımın yüzey alanındaki aşınma, incelenen soğuk yağlama alternatiflerine göre değişik değerler verdi.
7.2.ANA KESME AĞZININ AŞINMA DEĞERİ
Sıvı karışımların kullanıldığı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniğinin kullanıldığı delme takımında aşınma, kesme ağzında maximum değere ulaşmakta ve yatay kesme ağzı yönünde azalmaktadır. Minimum yağlama tekniğinde durum farklı şekilde gelişmektedir. Burada aşınma tüm ana kesme ağzına miktar açısından neredeyse sabit olarak dağılmaktadır. Dayanma süresi olarak yatay kesme ağzı alanında maximum değerler elde edilmektedir.
Bu hiç de tipik olmayan aşınma davranışı kesme momentinde, resim 2'de de görülebileceği gibi, aynı özelliği göstermemekte, sıvı karışımlarla çalışılan durumlara oranla, yatay kesme ağzındaki güçlü aşınma, itme gücünün önemli artışı görülmektedir (resim 3). Değişik konseptler ile yapılan delme işlemlerinin yüzey kalitelerinin incelenmesi herhangi bir etkileyici farklılık göstermemiştir.

Resim 2: 30 mm kalınlıktaki C45 çelikten plakalara 77 mm'lik deliklerin açılması işleminde kesme momenti-kesme süresi davranışı.
a)basınçlı hava destekli kuru çalışma
b)kuru çalışma
c )%5'lik sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
d)%10'luk sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
e) additive edilmiş VP231 kolza yağı kullanılan minimum yağlama tekniği

Resim 3: Resim 1 ve 2'de ki imalat çalışmalarının gerçekleştirilmesi esnasında ki itme gücü-kesme süresi davranışı
a)kuru çalışma
b)basınçlı hava destekli kuru çalışma
c)%5'lik sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
d)%10'luk sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
e)pulsomat P25 ve additive edilmiş VP231 kolza yağı kullanılan minimum yağlama tekniği

Resim 4: Resim 1, 2 ve 3'de ki imalat çalışmalarının gerçekleştirilmesi esnasındaki elde edilen deliğin ham derinliğinin kesme süresine bağımlılığı:
a)basınçlı hava destekli kuru çalışma
b)kuru çalışma
c )%5'lik sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
d)%10'luk sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
e) additive edilmiş VP231 kolza yağı kullanılan minimum yağlama tekniği
7.3 HAVŞALAMADA DA ETKİLEYİCİ SONUÇLAR
Delme işlemleriyle ilgili olarak yürütülmekte olan araştırma çalışmaları, yöntemi bütünleştirme amacıyla, karmaşık delme ön işlemleri ve delme finiş işlemleri konularında da bilgi sahibi olabilmek amacıyla, delme, havşalama ve raybalama alanlarına da yayıldı. Minimum yağlama tekniklerinin uygulandığı havşalama işlemlerindeki takım aşınması araştırmalarından, resim 5'de görüleceği gibi, en etkileyici sonuçlar elde edilmiştir. Sıvı karışımların kullanıldığı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniğinin kullanıldığı çalışmalarda, kuru çalışma tekniğine oranla önemli farklılıklar tespit edilemezken, minimum yağlama tekniğinde sağlanan uzun aşınma sürelerinin, kullanılan karışımın mükemmel yağlama etkisine bağlı olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
HSS raybalarla yapılan araştırmalarda çok enteresan sonuçlar elde edilmiştir. Resim 6'dan da görüleceği gibi, burada minimum yağlama tekniğinin, sıvı karışımların kullanıldığı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniğine oranla üstünlüğünü açıkça değil, dayanma sürelerinde kuru çalışma sistemininkinin birkaç katına ulaşarak ispatladığı görülmektedir.
Bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniğinde soğutma maddesinin püskürtülme etkisiyle ufak talaşçıklar takımın kesme ağzında uzaklaştırılırken, minimum yağlama tekniğinde bunlar taşlanacak yüzeye yapışık kalmakta, kısmen yarığın yada deliğin içine çekilmekte ve böylece, havşalamada elde edilen aşınma neticelerine oranla daha yüksek bir aşınmaya neden olmaktadır.
İlke olarak kuru işlemede, yalnızca kesici takım olarak mümkün olabildiğince kaplamalı sert metaller yada cermet kullanılması önerilmektedir. Buna karşılık HSS takımlarla yapılan deneyler göstermiştir ki, soğutma yağlarından ancak belirli kesme ağzı koşulları ve üretim verimliliğinin etkilenmesi göz önüne alınarak vazgeçilebilmektedir. Burada en etkili olarak kullanılanın minimum yağlama tekniği olduğu tespit edilmiştir. Delme, havşalama ve raybalama işlemleriyle ilgili olarak yapılan araştırmalar, takımların dayanma süreleri açısından olumlu sonuçlar sağlamıştır, bu nedenle bu metot bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniğine alternatif olarak tavsiye edilmektedir.

Resim 5: 9.8 mm çapındaki HSS aletleriyle 30 mm kalınlıktaki C45 çelikten plakalara geçiş deliklerinin havşalama ile açılması işleminde aşınma-kesme süresi davranışı.
a)kuru çalışma
b)basınçlı hava destekli kuru çalışma
c)%5'lik sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
d)%10'luk sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
e)pulsomat P25 ve additive edilmiş VP231 kolza yağı kullanılan minimum yağlama tekniği

Resim 6: 10 mm çapındaki HSS takımlarıyla 30 mm kalınlıktaki C45 çelikten plakalara açılan geçiş raybalanması işleminde aşınma-kesme süresi davranışı.
a)basınçlı hava destekli kuru çalışma
b)kuru çalışma
c )%5'lik sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
d)%10'luk sıvı karışımlı bol miktarda kesme yağı akıtmalı soğuk yağlama tekniği
e) additive edilmiş VP231 kolza yağı kullanılan minimum yağlama tekniği
8.KESME SIVILARININ NEDEN OLDUĞU CİLT HASTALIKLARI
Mesleki cilt hastalıkları bundan yaklaşık 400 yıl önce fark edildi ve bu zamandan beri, bu konu üzerinde birçok çalışma yapıldı. 2. Dünya Savaşı sırasında, su bazlı kesme yağları kullanılmaya başlandı ve bu yıllarda bu yağlarla çalışanlar arasında rastlanan cilt hastalıkları çok fazla değildi. O yıllarda rastlanan endüstriyel cilt hastalıklarının sadece %3.1'ini kapsıyordu. Fakat gün geçtikçe kesme yağlarının neden olduğu cilt hastalıkları sayısında bir artış görüldü 1950'li yıllarda endüstriyel cilt hastalıklarının %27'si kesme yağlarının neden olduğu cilt hastalıklarını kapsıyordu. O yıllarda Amerika'da bu lubrikantlarla temasta olan her 1000 işçiden 3 kişide cilt tahrişine rastlanıyordu.
Son yıllarda, endüstrilerde çalışanların cilt rahatsızlığı problemleri daha büyük ilgi görmüştür. Yaygın olarak görülen, işçileri güçten düşüren bu mesleki cilt hastalığı, Amerika'da en çok rastlanan mesleki sağlık problemidir. Günümüzde Amerika'da endüstriyel cilt hastalığı, bütün mesleki hastalıkların % 40'ını teşkil eder. Bir sigorta şirketinin kayıtlarına göre, yılda 800000-1 milyon vakaya rastlanmış ve her vaka yaklaşık 100-150 dolar doktor masrafı ve ayrıca iş gücü kaybına sebep olmuştur.
8.1.CİLT HASTALIKLARININ TİPLERİ:
Tıbbi metinlerde tanımlanan birçok cilt hastalığı türü vardır. Fakat kesme yağlarının neden olduğu başlıca 2 tür cilt hastalığı vardır.
1. Kesme yağlarının neden olduğu cilt hastalıklarının %80'i cilde direkt zarar veren kimyasallardan dolayı oluşur. Bu çoğunlukla temas hastalığı olarak bilinir ve genelde tahriş edici maddenin konsantrasyonunun yüksek olduğu veya temas süresinin cilde zarar verecek kadar uzun olması durumunda görülür. Yavaş yavaş ortaya çıkar ve kişi ilk başlangıçta hastalığın farkına varmaz. İlk göstergeler ciltte kırmızılık, kabarma, su toplamadır. Ayrıca tahriş olan bölgede acı ve kaşıntı olur. Daha sonra deride pullaşma, çatlak, kabuklanma ve incelme görülür. Daha ciddi durumlar, bu aşamadan sonra yağ ile çalışmaya devam edilirse görülür. Parmakların arasında ve arkalarında patlamalar görülür. Sağ elini kullanan insanlarda sağ el, sol ele göre daha çok zarar görür.
2. Alerjik cilt hastalığı durumudur. Bu tür, bütün cilt hastalıklarının yaklaşık %20'sini oluşturur.Uzun süre kesme yağlar ile temas halinde olan bireylerde görülür. Uzun süreli temastan sonra, vücudun bağışıklık mekanizması cilt ile temasta olan kimyasallarla reaksiyona girerek antikorlar üretir.Bu bir kere olduktan sonra, kişi kesme sıvısına karşı alerjik bir cevap verir.
Bu iki ayrı tip cilt hastalığını birbirinden ayırmak güçtür. Çünkü belirtiler her ikisinde de aynıdır.
8.2.KESME YAĞLARININ YAPISI VE İNSAN DEĞİŞKENLERİ
Makina başında çalışan kişiler, gün boyunca su ile temas halindedir. Suyun cilt ile uzun süreli teması, geçici cilt rahatsızlıklarına neden olur. Daha önemlisi, su ile tahriş olmuş cildin, sağlıklı bir cilde göre kimyasallardan tahriş olma ihtimali daha fazladır.
Kesme yağları normalde alkali yapıdadır ve cilt, alkali ürünlere asidik ürünlerden daha hassastır. Bunlar yapılarında sabun içerdiklerinden cildin yağını alırlar ve tahrişe uygun bir ortam hazırlarlar. Kesme yağlarının içerdiği diğer maddeler, amin gibi, cildi tahriş edici maddelerdir. İstenmeyen cilt reaksiyonlarına yol açan iki faktör vardır:
- Ürünün konsantrasyonu
- Temas süresi
Cildin kimyasallara karşı tepkisini etkileyen diğer faktörler şunlardır: Irk, cins, genetik faktörler, yaş, sağlık durumu, beslenme, cildin tipi, önceki cilt rahatsızlıkları.
Irk, cinsiyet ve yaş faktörleri, cildin kuruluğu, pigmentasyon derecesi, terleme, temizlik gibi dış faktörlerle birleşir. Buradan da anlaşılacağı üzere, kimyasalların cilde etkisi kişiden kişiye büyük değişiklikler gösterir.
Kesme Yağının Seçimi:
Bir işletmede, kesme yağı kullanılmaya başlandığında, bunu cildi tahriş etme özelliği de düşünülmelidir. Kullanıcı ürünün kompozisyonu hakkında bilgi istediği gibi cildi tahriş edip etmeme özelliği de istemelidir.
Her işletme kullanacağı kesme yağları için belli standartlar oluşturmalıdır. Genel olarak ürünün pH'ı ne kadar yüksekse, cilt rahatsızlıklarının görülme şansı da o kadar yüksektir. pH'ı 8.5 'tan yüksek olmayan bir ürün kullanan işletmede, cilt hastalıkları daha az görülür. Bir otomotiv fabrikasında petrol bazlı ürünler yerine sentetik bazlı ürünler kullanılarak cilt hastalıkları azaltılmıştır.
İşletme Şartları:
İşletme büyüklüğünün, operasyon türünün, temizliğin ve diğer faktörlerin cilt rahatsızlıklarına etkisi konusunda çok az çalışma yapılmıştır. Bu tür hastalıklar personel sayısı 50 kişiden az olan işletmelerde daha çok görülmüştür ve fazla mesai olması bu sayıyı arttırmıştır. Kirli yağ haznesi, kirli iş elbisesi ve solvent kullanımı, işletmelerde cilt hastalıklarını arttıran etmenlerdir.
İşletmelerin Havalandırılması:
Bazı zararlı kimyasalların teneffüsüne karşı, insan vücudu antikorlar üretebilir. Daha sonra, bu dumanları teneffüs eden bir kişi, bu kimyasala karşı alerjik bir tepki gösterebilir. Havadaki toz ve kimyasalların yok edilmesi, alerjik hastalıkların azalmasında büyük bir etmendir. Bunun için işletmelerde iyi bir havalandırma sistemi olması gerekir.
İşin Tipi:
Yapılan işin tipi kadar, bu işlerde kullanılan kesme sıvılarının da rahatsızlıklara etkisi büyüktür. Örneğin, broşlama operasyonunda daha fazla yağlama gerekir ve burada kullanılan yağlar klor ve yüksek basınç katkıları içerdiklerinden daha fazla tahriş edicidir. Taşlama ve torna tezgahlarında da cilt hastalıklarına rastlama oranı yüksektir.
Bazı taşlama sıvılarında yüksek korozyon önleme özelliğine sahip nitrit ve amin türünde malzemeler kullanılır. Bu iki malzeme reaksiyona girerek pas önleme özelliği yüksek olan bir bileşik meydana getirir. Ortaya çıkan bu nitroso bileşiklerin kanserojen etkiye sahip olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Ayrıca bu ürün, ciltte çok fazla miktarda tahrişe yol açar. Bunun için bu tür malzemelerin kullanılması Avrupa'da yasaklanmıştır ve Üçlü Sorumluluğa sahip firmalar bu tür malzemeleri kullanmamaya özen gösterirler.
8.3.KESME SIVILARINDA KULLANILAN BAZI KORUYUCULARIN CİLDE OLAN ETKİLERİ
Koruyucuların neden olduğu rahatsızlıklar iki şekilde kendilerini gösterirler.
1. Gerekli miktardan fazla kullanıldığında kimyasalın kendisi tahriş edici olabilir. Birçok kullanıcı, koruyucuların kullanım miktarlarında dikkatli davranırken, çoğu kullanıcı sistemdeki koruyucu miktarını göz önünde bulundurmadan haftada birkaç kez veya günlük olarak ilave yapmaktadır. Fakat bu ilaveler cilt rahatsızlıklarına neden olmayacak sınırlar göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.
2. Koruyucular, kesme sıvılarının pH'ını değiştirerek cilt rahatsızlıklarına neden olabilirler. Bazı koruyucular, pH'ın 1.5 birim yukarı çıkmasına neden olabilir.
Yaygın olarak kullanılan koruyucular kesme sıvılarının neden olduğu cilt hastalıklarının başlıca nedeni olarak gösterilse de, bunu kanıtlayan çok az çalışma vardır. Yapılan çalışmalar da çok az insan üzerinde yapılmıştır. Aşağıda kesme yağlarında koruyucu olarak kullanılan bazı aktif maddelerin cilde olan etkileri incelenmiştir.
Fenoller:
15- 20 yıl önce, fenolik kimyasallar kesme sıvılarında koruyucu olarak kullanılsa da, günümüzde yaygın olarak kullanılmamaktadır. Bunun birkaç sebebi vardır. Fenolik bakterisitler anyonik ve nonyonik yüzey aktifler tarafından deaktive olabilirler. Bu nedenle bu kimyasallar günümüz modern kesme yağlarında etkili değildirler. Fenoliklerin cildi tahriş etmesi mümkündür, fakat yaygın değildir. Sodyum o-fenilfenat içeren petrol bazlı bir kesme yağı ile 200 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada sadece 2 kişide rahatsızlık görülmüştür. 2-amino-4-chlorophenol, p-amino-phenol ve pnitrophenol'ün cildi tahriş edici özelliği daha fazladır. Ayrıca o-phenylphenol, chloro-2-phenylphenol ve p-tertbutylphenol'ün de cildi tahriş etme özelliği vardır.
Fenolik kimyasalların alerjik etkisi oldukça azdır, fakat alejik olan insanlarda ciddi problemlere yol açabilir.
p-chloro-m-cresol I(PCMC):
Bu aktif madde de metal işleme endüstrisinde kullanılan bir koruyucudur. Bu maddenin önemli bir özelliği, kesme yağlarında varlığını tesbit etmek için yapılan fenol testlerine pozitif sonuç vermemektedir. PCMC, cilt rahatsızlıklarına neden olabilir.
p-chloro-m-xylenol (PCMX):
PCMX kesme yağlarında kullanılan koruyucu bir aktif maddedir. İnsanlar üzerinde cilt hastalıklarına neden olduğu bilinmektedir. %2 oranında kullanıldığında, temas halinde olan insanlarda hem temas hem de alerjik cilt hastalıklarına rastlanmıştır.
Glutaraldehyde:
Glutaraldehit, birçok yerde antimikrobiyal madde olarak kullanılmaktadır. Alkali solüsyonlarda bakterilere, fungilere, virüslere ve sporlara karşı etkili bir maddedir. Alkali solüsyonlar düşünüldüğünde, pek az kimyasalın bu kadar çok mikroorganizma üzerine etkisi vardır.
Bu kimyasal, kesme yağlarında 1000 ppm veya daha az miktarlarda kullanılır ve çok az kişide rahatsızlığa neden olmuştur. Yüksek konsantrasyonlarda kullanılması cilt rahatsızlığına neden olurken % 0.1-0.2 oranında kullanıldığında, cilt hastalıklarına neden olmaz.
1,2 benzisothiazolin-3-one :
Bu koruyucunun neden olduğu birkaç cilt tahrişi olayı gözlenmiştir. Fakat, bu olayların büyük bir bölümü, konsantre kimyasal kullanımdan veya üreticilerin önerdiği konsantrasyondan daha çok kullanılması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklardır.
N-Methylol-chloracetamide:
Bu aktif maddenin cildi çok fazla tahriş ettiği ispatlanmış bir gerçektir. Ayrıca chloracetamide maddesinin alerjik etkisi olduğu da bilinir.
Formaldehit salan koruyucular:
Formaldehit, insanlarda cilt hastalığına neden olan ilk 20 kimyasal madde arasındadır ve cilt tahrişine neden olduğuna şüphe yoktur. Formaldehitin neden olduğu rahatsızlıklara kış aylarında daha çok rastlanır. Ayrıca kadınlar formaldehite karşı daha hassastırlar.
Formaldehit ile temasta olan insan sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bazı kağıt ürünlerinde, tekstil ürünlerinde, sabunlarda, kozmetiklerde, plastik ürünlerinde ve diğer birçok ürünlerde formaldehit, koruyucu olarak kullanılmaktadır. Bu geniş kullanımı sayesinde formaldehitin neden olduğu cilt tahrişlerine maruz kalan insanların sayısı da artmaktadır. Fakat yeni bir kanuna göre, formaldehitin kullanımına sınır getirilmiştir ve son yıllarda bu sayı azalmıştır.
Bu grup, kesme yağlarında en yaygın olarak kullanılan koruyucudur.
Tris Nitro (Trisı(hydroxmethyl)nitionietlıane):
Bu koruyucu maddeyi içeren kesme yağlarını insanlarda cilt tahrişleri olabilir.
13.5 tris(2-hdroxyethyl)-triazine :
Kesme yağlarında kullanılan en eski formaldehit releasing koruyuculardan biridir. Bu nedenle, bu maddenin neden olduğu birçok cilt tahrişi olayına rastlanmıştır.Avrupa'da 1500 ppm konsantrasyonunda yaygın olarak kullanılan bir metal işleme sıvısı koruyucudur. Bu konsantrasyonda kullanımı bile cilt rahatsızlıklarına neden olmaktadır. Yapılan bir çalışmaya göre, insanlarda %0-8 oranlarında tahriş görülmüştür.
n-methylol-chloroacetamide+o-formal of benzyl alcohol :
Bu da bir formaldehit releasing koruyucudur ve Avrupa'da yaygın olarak kullanımı vardır. Cildi tahriş edici özelliği fazladır.
2- Bromo- 2- nitropropane-1.3-diol :
Avrupa'da yaygın olarak kullanılan bir antimikrobiyal maddedir. % 0.5-1 oranlarında kullanıldığında cilt tahrişine neden olabilir.
8.4.CİLT HASTALIKLARINA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER
Cilt hastalıklarına karşı önlem almanın en önemli yolu problemin kaynağını bilmek ve rahatsızlığa neden olan kimyasalın kullanımını durdurmaktır.Ne yazık ki, tahrişe neden olan kaynak, kanıtlanmış gerçeklerden çok tahminlerle belirlenir.
Meydana gelen cilt tahrişlerinin nedeni olarak çoğu kez kesme yağları gösterilir. Fakat bunun yanında metallere karşı olan alerjik durumlar, işletmenin şartları gibi diğer faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır.
Cilt hastalıklarının nedeninin doğru olarak saptanması için testler yapılmalıdır. Yapılan bir testte kullanılmış yağın tahriş etme yönünde pozitif sonuç vermesi, bunun yanında kullanılmamış yağın negatif sonuç vermesi, yağın zamanla mikrobiyolojik bir reaksiyon sonucunda oluşan bir kimyasaldan, ürünün oksidasyonu sonucu oluşan bir kimyasaldan veya metal iyonları, solvent, diğer yağlar ve diğer maddeler tarafından kirlenmiş olabileceğini gösterir. Kesme yağlarında kullanılan bazı maddelerin pozitif sonuç vermesi, kesme yağının tek başına tahrişin sorumlusu olduğunu göstermez. Kesme yağlarında kullanılan birçok madde aynı zamanda kozmetikler, sabunlar, kağıt, gıda, tekstil ve diğer ürünlerde de kullanılmaktadır. Kesme yağıyla birlikte bu ürünlerde de olan toplam temas cilt tahrişlerine neden olabilir. Örneğin kesme yağıyla çalışan kişilerin daha sıkça el yıkamaya ihtiyaç duyması ve böylece aynı zamanda sabunun içindeki tahriş edici maddeyle sıkça temas halinde olması tahriş yaratır.
Bazı durumlarda kimyasalların tek başına yapılan bir testleri pozitif sonuç vermezken, bunların karışımıyla yapılan testlerde pozitif sonuç alınmıştır. Buradan da anlaşılacağı üzere bazı cilt hastalıkları iki veya daha fazla kimyasaldan dolayı olabilir. Bu gibi durumlarda rahatsızlanmış kişiyi sadece kesme yağından uzak tutmak problemin çözülmesine yetmez.
8.5.CİLT HASTALIKLARINDA YAPILMASI GEREKEN UYGUN İŞLEMLER
Cilt hastalığına maruz kalmış insanlara uygun işlemlerin yapılması çok önemli bir konudur. Eğer mümkünse, kesme yağlarından temas kesilmeli ve tahriş olan bölgeler yumuşak bir sabun ve bol su ile yıkanmalıdır. Tıbbi müdahale gerekiyorsa acilen doktora gösterilmelidir. Günümüzün kesme yağları kompleks formülasyonlardır. Çeşitli çözücüler, antioksidanlar, emülgatörler, koruyucular, stabilizatörler ve yüzey aktif maddeler içerirler. Eğer cilt bütün gün bu maddelerle temas halindeyse, bunların çoğu cilt hastalıklarına neden olurlar. Yapılan bir çalışmaya göre, tahrişin tedavisi etmek için uygulanan ilaçlar rahatsız kişilerin %15'inin hastalığının daha da kötüleşmesine neden olmuştur. Ne yazık ki yaralara merhem sürüldükten birkaç gün sonra, cilt daha da kızarmış ve tahriş olmuştur. Bu bölgelerde oluşan bir enfeksiyon bunun nedeni olabilir. Bu gibi durumlarda daha sık aralıklarla merhem uygulamaya yönelik bir eğilim vardır. Fakat böyle bir kırmızılık ve iltihaplanma gelişiyorsa, bu ürünlerin üzerinde belirtilen tavsiyelere özellikle dikkat edilmesi gerekir.
Bu konuda önemli bir soru da, rahatsız kişinin hastalık yaratan şartlardan ne kadar zaman uzak kalması gerektiğidir.
İngiltere'de yapılan bir çalışmaya göre, ortalama işten uzak kalma zamanı, erkekler için 22 gün, kadınlar için de 26 gündür. Bu konuda yapılan ikinci bir çalışmada, rahatsız kişilerin %22' sinin 1 ay için, %29' unun da bir yıl gibi uzun bir zaman için işten uzak kalması gerektiği ortaya çıkmıştır. Yapılan üçüncü bir çalışmada ise, bu tür rahatsızlıkların çoğunlukla 2 - 4 ay içerisinde kaybolduğunu göstermiştir.
8.6.CİLT HASTALIKLARININ GELECEKTEKİ DURUMU
Son olarak önemli bir soru da, kesme sıvılarından dolayı ciddi bir cilt hastalığı geçiren bir kişinin geleceğinin ne olduğudur. Bir çok vakada rastlanmıştır ki, kişi ileride yaşanabilecek böyle bir problemden kaçmak için ya iş değiştirmiştir ya da emekli olmuştur.
Bu alanda çalışan çoğu çalışan, bu tür cilt hastalıklarının zamanla düzeleceğini ve cildin eski sağlığına kavuşacağını düşünür. Fakat 1752 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada, hastalığa yakalanmış insanların % 25' inin tamamen sağlığına kavuştuğu, % 50' sinin periyodik aralıklarla rahatsızlık duydukları ve %25' inin ise aylar sonra hala hastalıktan kurtulmadıkları görülmüştür. |