VEREM (TÜBERKÜLOZ) HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR? BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR-BİLGİMCE Eğitim ve Kültür Platformu

 

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR

 

 

VEREM (TÜBERKÜLOZ) HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

 

Verem Hastası Belirtileri; Halsizlik, yorgunluk, sebepsiz gibi görünen zayıflamalar, kan tükürme, öksürük, ateş ve terlemelerle ken­disini gösteren akciğer veremi, dört nala giden ve çok çabuk öldüren şekillerinden tutunuz da, uzun yıllar birçok sıkıntılar­la yatakta yatmağa mecbur eden ve hastayı, bir mum gibi günden güne zayıflatıp eriten şekillerine kadar, pek çok saf­halar gösteren sinsi ve korkunç bir hastalık halindedir.

 

Akciğerlerde husule gelen bu safhaları iyice görüp anla­mak için (Röntgen) en iyi bir teşhis vasıtasıdır.

 

Akciğer veremleri sırasında akciğerlerde hâsıl olan yara ve iltihaplar dolayısıyla bu organlarda türlü türlü bozukluklar ortaya çıkabilir.

 

Bazı defa akciğerin bir veya birkaç noktasında beliren ilti­haplar, vücudun müdafaa kuvvetleri karşısında, az zamanda, kapanıp kireçlenebildikleri halde, bazı defa da iltihaplar git­tikçe ilerleyerek ve akciğerlerin çürüdüğüne delâlet eden bir takım (boşluklar) hâsıl dip bütün ciğerlerin harap olmasına sebebiyet verebilirler.

 

Uzun yıllar sinsi bir halde devam edebilen akciğer vere­minin bütün safhalarında hasta, hastalık, günlerinin önemli bir kısmını ayakta gezmekle geçirebildiğinden balgamlarında pek çok verem mikrobu bulunan bu gibi hastaların, mikrop­ları etrafa saçmamak için, çok dikkatli hareket etmeleri lâzım gelir. Böyle olmadığı takdirde sağlam insanların bu gibi has­taların etrafa saçılan tükürük ve balgamlarıyla verem mik­roplarına bulaşmaları pek tabiidir. Küçük çocuklar verem mikrobuna karşı gayet hassastırlar. Bunlar, öksürüp aksıran ve balgamında mikrop bulunan bir veremlinin ağzından fırla­yan tükürük damlacıklarına karşı bulunmak zorunda kalır­larsa ağız, burun ve teneffüs yollarından mikrobu kolaylıkla alabilirler.

 

Hatta bunların gözleri ile de mikropları alıp vereme bu­laştıkları ve bu tesirle çocuğun vücuduna giren verem mik­roplarının boyundaki lenfa bezlerine gelip oturarak onların şişirdikleri (sıraca) ve ilk verem odağını orada hâsıl ettikleri her zaman görülen hallerdendir.

 

Zaten verem mikropları vücuttaki lenfa bezlerini çok se­verler. Bedene ilk girdikleri zaman lenfa yollarından ilerleye­rek vücudun boyun, iki akciğer arası, koltuk, kasık gibi yerle­rindeki lenfa bezlerine yerleşerek uzun müddet oralarda canlı kalabilirler.

 

Buralarda sinsi bir tarzda oturan mikroplar, yorgunluk, uykusuzluk, açlık, sefalet gibi vücudu zayıf düşüren birçok se­beplerle günün birinde azgınlaşarak kana karışırlar ve vücu­dun bazı organlarına gelip oturarak orada verem iltihabı ve yaralarını hâsıl ederler.

 

îşte bu suretle azgınlaşan verem mikroplarının kana karı­şarak beyin zarlarına oturup orada (verem menenjiti) dedikle­ri hastalığı hâsıl etmesi mümkün olduğu gibi gırtlakta otura­rak (gırtlak veremi), böbrekte oturarak (böbrek veremi), gö­ğüs boşluğunda, akciğerde ve akciğerlerin üzerini kaplayan in­ce zarlarda hastalık hâsıl ettikleri her zaman görülür.

 

Bunlardan başka verem mikropları kemikleri, kemiklerin içindeki ilikleri, organların oynak yerlerini (eklem'leri) de tu­tabilirler. Oralarda sık sık yerleşerek uzun süren iltihaplar yaptıkları görülür.

 

Böylece (kemik veremi), (eklem veremi) denilen şekiller ortaya çıkar. Bazı hallerde gözlerde, kulaklarda bile verem hastalığının yaptığı bir sürü sıkıntılı arızalara rastlamak mümkündür.

 

Deri üzerinde verem mikroplarından hasıl olan yaralar (lüpüs) uzun yıllar süren, insanı pek ziyade rahatsız eden has­talıklar halindedirler.

BELİRLİ GÜN VE HAFTALARA GERİ GİT