21 - 26 MART ORMAN HAFTASI İLE İLGİLİ AĞAÇ BAYRAMI İLE İLGİLİ ŞİİRLER
AĞACA ÖVGÜ
Evlerimin eşiği,çocuğumun beşiği
Sıra dağların görülen güzelliği,
Toprakların yüreği,
Bayrakların direği
Ağaçlardır,ağaçlar.
Toprağı kaydırmayan,durduran seli,
Yağmuru çeken,toprağa döken,
Güneşi kesen,tozu dindiren
Ağaçlardır,ağaçlar.
Yeşiller içinde ağaç yeşili,
Ağaçtır toprağın türküsü,dili,
Bana şu dağları sevdiren
Ağaçlardır,ağaçlar.
Zeki TEOMAN
AĞACIM
Mahallemizde
Senden başka ağaç olsaydı
Seni bu kadar sevmezdim.
Fakat eğer sen
Bizimle beraber
Kaydırak oynamasını bilseydin
Seni daha çok severdim.
Güzel ağacım!
Sen kuruduğun zaman
Biz de inşallah
Başka mahalleye taşınmış oluruz.
Orhan Veli KANIK
AĞAÇ
Çocuk çok sevdi ağacı. ..
Verirdi ona her kıŞ,
Çiçekleri olaydı. ..
Yaprakları olaydı.
Ağaç çok sevdi çocuğu,
Öperdi altın saçlarından,
Dudakları olaydı.
Ve ona öptürmek için
Eğilirdi yerlere kadar.
Yanakları olaydı.
Dökerdi önüne hepsini,
Gümüşten, altından, sedeften.
Oyuncakları olaydı.
Ve çocuk gittikten sonra,
Böyle kalır mıydı ağaç?
Ne olurdu onun da
Bacakları olaydı,
Ayakları olaydı.
Arif Nihat ASYA
AĞAÇ DİKİNİZ
Ağaçsız ilerleme, gerileme sayılır,
Göklere ermek için yerde yeşil yapmalı.
İlerleme güneşi ağaçlıktan hız alır,
Bir başıma demektir, en ufak söğüt dalı.
Ne yokluktan iz kalır, ne sıkıntı duyulur,
Sularımız çoğalır, tarlamız bitek olur.
Öz yurdumun bağrında fışkırınca ağaçlar,
Sevinçlidir işçiler, gürbüzleşir her çocuk
Ülkenin her yerinde bir yeniliktir başlar,
Zenginimiz çoğalır, yurttan kaçar yoksulluk.
Ne yoksulluktan iz kalır, ne sıkıntı duyulur
Sularımız çoğalır, tarlamız bitek olur.
Kerim YUND
AĞAÇ DİYOR Kİ
Ben küçücük bir ağacım,
Yurdumun bir bahçesinde,
Topraklar tüterken görün,
Dallar da çiçeklensin de.
Her şeyimle yararlıyım,
İnsanoğluna dünyada,
Çiçeğim, yaprağım, gölgem
İri dallı zerdalimle.
Kuşlar mutlu şarkısını
Hep dalımda söylerler,
Şen arılar vızır vızır,
Kokuma koşup gelirler.
Sakın sakın dalımızı,
Çocuklar çekip kırmayın.
Çakınızla gövdemizde
Derin yaralar açmayın.
Halim YAĞCIOĞLU
AĞAÇ SEVGİSİ
Kucak açarsın herkese
Bu dost, şu düşman demeden
İyilik yaparsın herkese
Bir karşılık beklemeden.
Güzel yurdumun süsüsün
Bulutlara dal uzatan
Kuru, yeşil örtüsüsün
Gölge veren, dal uzatan,
Ne kadar çok çeşidin var
Elma, armut, meşe, kavak
Tatsız geçer sensiz bahar
Sensiz toprak olur kurak.
M. Necati ÖNGAY
AĞAÇLAR DA BİRER YURTTAŞ
Ağaçlar da birer canlı
Benim gibi senin gibi
Hem görür hem işitir
Benim gibi senin gibi
Ağaçlar da birer usta
Berber gibi terzi gibi
Saçlarını kendi tarar
Kendi diker giysisini
Ağaçlar da mevsim mevsim
Kimi bahar kimi yazdır
Giyinmiş düğüne gider
Kimi gelin kimi kızdır
Ağaçlar da birer yurttaş
Benim gibi senin gibi
Çiçek açar meyve verir
Her yıl öder vergisini
Ali YÜCE
AĞAÇLARIMA
Öyle ölümcül bakmayın bana ne olur?
Sizi böyle görüp kahroldum zaten...
Kırmışlar dallarınızı,
Kurumuş yemyeşil yapraklarınız...
Sizi ekmek paramla satın almıştım.
Dikmiştim ne ümitlerle,
Su diye delmiştim toprağı, taşı,
Siz boy attıkça artardı gücüm.
Ben de toprağa can attım, siz kök saldınız;
Zerdalim, vişnem, şekerparem, üzüm çıbığım...
Bu toprak benim olsaydı,
Yorulmaz, işler, sulardım.
Çiçek açardınız yine rengârenk,
Gölgenizde rahatlardı yüreğim,
Meyveler toplardım dallarınızdan.
Beraber iken güçlüydük.
Bizi ayırdılar birbirimizden;
Zerdalim, vişnem, şekerparem, üzüm çıbığım...
Bu toprak benim olsaydı,
Yıkılmazdı gecekondum.
Kırılmazdı dallarınız,
Acı duymazdı yüreğim...
Öyle ölümcül bakmayın bana ne olur?
Zerdalim, vişnem, şekerparem, üzüm çıbığım.
Ahmet Tufan Şentürk
AĞAÇLAR YALAN SÖYLEMEZ
Ağaçlar da insanlar gibi
Yalan söylerler mi birbirlerine
Hırsızlık yaparlar mı
Kavga ederler mi hiç
Hapse girerler mi anne
Ağaçlar da insanlar gibi
Askere giderler mi
Savaş çıkarırlar mı anne
Topla tüfekle bombayla
Saldırırlar mı birbirlerine
Ağaçlar yalan söylemez çocuğum
Kandırmazlar birbirlerini
Savaş çıkarmazlar hiç
Barış içinde yaşarlar
Öldürmezler birbirlerini
Ali YÜCE
AĞAÇLARIMIZ
Dünyamızı güzelleştirmek için
Ağaç dikelim,toprağımıza
Yeşillik alanlar tükenmesin
Toprağımaz yerinde kalsın
Herkes erozyon diyor
Nedenini söylemiyor
Toprağımız ağaçsızlıktan
Denizlere dökülüyor
Kuşlarımız,kelebeklerimiz
Böceklerimiz raharsız
Çöl olan alanlarda
Biz nasıl rahatız
Vurdum duymazlığımız
Bize ne zaman ders verecek
Kaynaklarımızın
Yok olmasımı lazım
Efendimiz boşuna demedi
Kıyamet koparken fidan dikin diye
Biz çölü ondan iyi bilemeyiz
O bunları yaşadı bizi uyardı
Hala bir ağaç dikmediysek
Geleceğe bir yatırım yapmadıysak
Yarınlardan bir ümidimiz varsa
Bir ağaç yetmez,bin ağaç dikelim
Sedat Koçar
AĞAÇLARIMIZ
Ağaçlar da insanlar gibi
Seveni olur,sevmeyeni...
Keserseniz ağlarlar
Tıpkı dövülen insanlar gibi.
Ağaçlar da insanlar gibidir,
Onlar da çalışır,durmadan.
Ve hepsi de yararlıdır,
Örnek bir insan gibi.
Türküler söyler gelince bahar,
Yaza,kışa hazırlık yaparlar,
Ağaçların da var yürekleri,
Ağaçlar da tıpkı bizler gibi.
Korumalı ağaçları,
Ormanlar yetiştirmeli,
Yakmadan,kesmeden çoğaltmalı.
İnsanları sever gibi,ağaçları da sevmeli.
Behçet NECATİGİL
AĞAÇLARIMIZ
Kestane, gürgen, palamut
Altı yaprak, üstü bulut.
Gel burda sen, derdi unut.
Orman ne iyi, ne iyi,
Aman ne iyi, ne iyi !
Dallar kol kola görünür,
Yaprak yaprağa sürünür,
Kışın karlara bürünür
Orman ne güzel, ne güzel,
Aman ne güzel, ne güzel !
Ormanda kuşlar, böcekler,
Yavru ceylanlar emekler,
Açar yedi renk çiçekler,
Orman ne büyük, ne büyük,
Aman ne büyük, ne büyük !
Çamın, yaprağı dökülmez,
Gürgenin kolu bükülmez,
Ağaç dibinden sökülmez.
Orman ne canlı, ne canlı,
Aman ne canlı, ne canlı !
İzin vermeyiz kırmana,
Dayanamayız vurmana,
Baltayı sokma ormana,
Orman ne mutlu, ne mutlu,
Aman ne mutlu, ne mutlu !
Git, git sona varamazsın,
Kuşak olsan saramazsın,
Dalını koparamazsın,
Orman ne sonsuz, ne sonsuz,
Aman ne sonsuz, ne sonsuz !
İlhami Bekir TEZ
AĞAÇTAN ALINAN İBRET
yalnız sandığım bır anda
seyre daldım görebıleceğim alemi
gök yüzündeki yıldızları
bir ahenk içinde durmakda
ve rüzgarlar aynı ahenk içinde
esmekde
ya agaclar adete dans edıyor rüzgarlarla
dallarindaki yaprakalar
mırıldanıyor sanki
evet evet düşerken bile dalından
ALLAH (cc) DEYİŞİ
saçlarim diken diken oldu bir an
sanki ilkez duyuyordum kelamullahı
o sade ama anlamı yuce olan
ALLAH (cc) SESİNİ
evet evet sanki ilke duymakdayım
oysa her gün dilimde olan
soylediğim kelam ilkez böle değişik gelmisdi
sanki yer gök dinlıyordu ALLAH (cc) demesini
oysa bır agac yerı geldiğinde yananacak
yada topraga karısıp yok olacak ağac
ALLAH (cc) DEMESİNİ ALEM DİNLEEYCEK KADAR ULU
oya ben insan sınıfında olan ben
yada da öyle bıldığim nefsımın esiri olan ben
yeryüzünü emrimize alan ben
hergün demekdeyim ALLAH (cc)
hasan huseyın mehmet der gibi
demem
vah bana yazık bana
bir ağac kadar diyemiyorsam
nankörlüğün en buyuğu bende
yaratandan uzak yaratanı bilmeden
yasamak....
Yakup Şimşek
BU AĞAÇ BAŞKA
Ağaç!
Ne kadar güzelsin
Ne kadar başka
Yaşamak isterdim dallarında
Adarsam,
Sana adarım kendimi
Büyürüm meyvalarında.
Ağaç!
Ne kadar güzelsin
Ne kadar başka!
Orhon Murat ARIBURNU
DAĞ HIRSIZI
Çok eski zamanlarda
Dünyanın bir ucunda
Bir dağ hırsızı varmış
Başı dumanlı bir dağı
Kaşla göz arasında
Çalıp ağzına atar
Çiğnemeden yutarmış
Gel zaman git zaman
Ne dağ kalmış ne orman
Bulutlar küsüp gitmiş
Yağmaz olmuş yağmurlar
Yok olmuş çiçekler kuşlar
Ülke bir çöle dönmüş
Başlamış salgın hastalık
Önce dağ hırsızı ölmüş
Ali YÜCE
DOĞA ADINDA BİR ERMİŞ
Toprak ana kız doğurmuş
Adını da ağaç koymuş
Yazın giydirmiş onu
Kış gelince soymuş
Nere gitsin nasıl etsin
Şaşırıp kalmış ağaçcık
Hem üşümüş hem ağlamış
Her bir yerleri apaçık
Doğa adında bir ermiş
Ağaçları çok severmiş
Kurmuş gizli tezgahını
Renkler kokular eğirmiş
Kumaş dokumuş ışıktan
Gelinlik kıza giydirmiş
Alıp götürmüş sarayına
Oğlu ile evlendirmiş
Ali YÜCE
DOĞA VE AĞAÇ
Doğanın dengesi ağaç
Ormanın süsü ağaç
Güneşin gölgeliği ağaç
Durma bir fidan da sen dik
Serdar Sayıl
ELMA AGACI
Yine başladı soğuklar,
Boyuna yağıp duruyor yağmur.
Esiyor rüzgar acı acı.
Nasıl geçireceksin bu kışı,
Elma ağacı?
Gölgen de yok ki sana arkadaş olsun.
Tek başına kaldın bu kış kıyamette.
Artık kimse bakmaz oldu yüzüne.
Dallarına tırmanmıyor çocuklar,
Kuşlar uğramıyor semtine.
Üzülme bu günler çabuk geçer.
Bir bakarsın bahar geliverir.
Yeniden allanıp süslenirsin.
Bizim için yine çiçek açar,
Meyve verirsin.
Şükrü Enis REGÜN
FİDAN DİKME ZAMANI
Bak sevgiden bülbül güle naz etmiş,
Çiçek değil mi ki kışı yaz etmiş.
Hazan gelmiş, bak onu da tüketmiş,
Durma artık fidan dikme zamanı.
Bağa gül gelmiş de bağı şen etmiş,
Yağmur olup toprağını ten etmiş,
O gül, artık kalbimizde yer etmiş
Durma artık fidan dikme zamanı.
Köknar yana yatmış, cama yer etmiş.
Kurumaya inat etmiş, diretmiş.
Yaşı bilmem, altmış veya da yetmiş,
Durma artık fidan dikme zamanı.
Kimler gelip ağaçları katletmiş,
Selvi vardı, bak onu da yok etmiş,
Fidanlar kesilmiş, dağı çöl etmiş,
Durma artık fidan dikme zamanı.
Hakkı ÇEBİ
HABİBAT
Ağaç dargın
Dal yorgun
Tomurcuk küs bize
İlkyazın canı sıkılıyor
Dal kirli
Yaprak kirli
Çiçek kirli
Kuşun canı sıkılıyor
Bulut hasta
Yağmur hasta
Toprak hasta
Tohumun canı sıkılıyor
Yaprak ölü
Çiçek ölü
Kuş ölü
Doğa hıçkırıp ağlıyor
Ateş deli
Top deli tüfek deli
Atom bombası zır deli
İnsan kafası düşünmüş
Yapmış onu insan eli
Ne pisboğaz bu savaş
Can almaya doymuyor
Barış ölüm döşeğinde
Kendi çalıp oynuyor
Ali YÜCE
ORMAN
Orman yurdun temelidir,
Nesillerin evvelidir,
Her sanatın ilk elidir,
Ormandaki varlığa bak.
Orman memleketin süsü,
Hem ufağı, hem irisi,
Her dalında bir kuş sesi,
Ormandaki varlığa bak.
Çiçekler açar renk renk,
Dağları süsler gülerek,
Selleri önler emerek,
Ormandaki varlığa bak.
Gemi olur, suda yüzer,
Uçak olur, gökte gezer,
Kalem, kağıt neler yazar,
Ormandaki varlığa bak.
Âşık Veysel ŞATIROĞLU
ORMAN
Sen insansın, o ağaçtır,
Suya, ışığa, sevgiye
Bir insan kadar muhtaçtır;
Ağaçların şehri orman.
Onu ne yak, ne sök, ne kır.
Bir dal kopardığın zaman.
Gizli bir sesle hıçkır..
Her orman yurda bir ordu
Ormanı iyi koru...
Hüseyin KALABA
ORMAN
Gölgesi serindir, havası taze,
Yeşil yaprakları zümrüt yelpaze.
Yazın ortasında istersen bahar.
Bir gün ormanda kal aksama kadar.
Tertemiz bir hava dolar içine.
Her yer ne hoş kokar: çiçek, reçine.
Cıvıldaşır türlü kuşlar bir yanda
Buz gibi kaynaklar var ormanda.
Ağaçlar uğuldar, estikçe rüzgar.
Gönlümüze hayat verir ormanlar...
Ormandır dağlara zümrüt bir örtü,
Ormandır kırların en güzel süsü!...
Orman güzellik ve zenginlik demek,
Ormanları sevmek, korumak gerek.
Ormansız memleket çöldür, çoraktır,
Orman bulutlara yeşil konaktır.
Bulutlar burada gelir oturur,
Burada boşanır sağanaklı yağmur...
Ormandır sulara söyleyen ninni,
Ormandır, sulara öz anne gibi.
Gölgelikte doğup büyür dereler,
Yazın suyu, orman korur ve besler...
Ormanlar yapraktan bir engin deniz,
Burada yıkanır hava tertemiz.
Orman sağlık, hayat dolu bir kaynak,
Herkese bir ödev onu korumak...
Zeki TUNABOYLU
ORMAN
Ormanlar yurdumuzun
En büyük servetidir ..
Onu iyikorumak,
Her Türk'ün ödevidir.
Geleceği düşünüp
Her yıl ağaç dikelim.
Durmadan çalışarak
Boş toprağı ekelim.
Ormanda bir dal bile,
Kıyıp da kesmeyelim.
Yemyeşil ormanlarla
Vatanı süsleyelim.
M. Sırrı DUMLU
ORMAN
Koynunda aslan yatar,
Dalına kartal konar,
Gölgende sincap oynar,
Sen ne güzelsin orman.
Göğe değer dalların,
Geçilmez hiç yolların,
Kereste verir çamların,
Sen ne güzelsin orman.
Kayın, meşe gürgenin,
Değerin bilinmez senin,
Tadına doyulmaz yemişlerin
Sen ne güzelsin orman.
Yağmur seninle yağar,
Kaynaklar seninle dolar,
Pınar sayende akar,
Sen ne güzelsin orman.
Kağıt olur, kalem olur,
Kalas olur, tahta olur,
Bina olur canlıları korur,
Sen ne güzelsin orman.
Kibrit, keçi düşmanın,
Eksik olmaz balta vuranın,
Ormancıdır senin koruyanın,
Sen ne güzelsin orman.
Şaban Gürtuna
ORMAN DİYOR Kİ
*Bu şiir Ağustos-1997 'de Antalya'da çıkan yangını üzerine yazılmıştır.
Adıma cilalı nutuk atanlar,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Her katliam sonu atıp tutanlar,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Tarla, bahçe, bağ dediniz kestiniz,
Odun deyip, tomruk deyip biçtiniz,
Çıkar için kendimizden geçtiniz,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Güya bizlerin de bakanı var ya,
Hayat hakkımızı görür angarya,
Düşmanı efendi, dostlarım parya,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Vurguncu emirle tayin yaptırır,
Rüşvetçi buyurur, köküm söktürür,
Gelen kestiriyor, giden yaktırır,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Terör yakar, ihmâl yakar bakarsın,
Aptallığın cezasını çekersin,
Beni değil, sen kendini yakarsın,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Katillere idam çok diyorsunuz,
İdam etmemekle yak diyorsunuz,
Üstelik “can kaybı yok diyorsunuz,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Duy bu sesi, belki bu son feryadım,
Bir zamanlar hayat, servetti adım,
Dalı koruyacak Sultan ararım,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Bağır Köylü Ozan sağırlar duysun,
Lafta hızlı, işte ağırlar duysun,
Çakallar, baykuşlar, sığırlar duysun,
Beni sevdiğiniz doğru değil ki...
Yazar Hüseyin Gümüş
ORMANCILAR MARŞI
Ağaçların kökleri,
Kardeş gibi toprakla.
Senin bizce farkın yok,
Dalgalanan bayrakla.
Ormancıyız, keseriz,
Seni kesen her eli.
Vatanını sevenler,
Ormanı da sevmeli.
Seni candan sevmeyen
Duygusuzdur, utansın.
Toprak eğer vatansa,
Sen de bize vatansın.
İ.Hakkı SUNAT
ORMANI HATIRLAMAK
Yine bir burukluk sardı tenimi,
Ağacı kurumuş, sararmış gördüm.
Çiçeğin, yaprağı inmiş yerlere,
Onu da yerinde kararmış gördüm.
Düşündüm de kim kurutmuş yeşili,
Aynaya bakınca kendimi gördüm.
Sarmaşığı dolaşırken düşündüm.
Onun da halini perişan gördüm.
Kayalara tırmanıyor söğütler,
Laleyi sümbüle bakarken gördüm.
Kar yağmış ta tepelerin üstüne,
Köknarları göğe uzanmış gördüm.
Çaba harcamadan bir nebze bile,
Yine de etrafında yeşili gördüm.
Söğüt doldururken ovada çile,
Kavağı sulayan insanı gördüm.
Hakkı ÇEBİ
ORMANLAR
Kuşlar öter dallarında,
Çiçekler açar,
Kaynaşır bağrında bin bir renk;
Güzelliğimizdir ormanlar.
Konuk eder yıldızları,
Bulutları sağar,
Temiz hava, bol güneş,
Soluğumuzdur ormanlar.
Okuruz ya masalları, şiirleri,
Yazarız ya ak kağıtlara,
İçimizde bir ırmak akar;
Kitabımızdır ormanlar.
Kuş, geyik, ceylan
Ve yedisinden yetmişine dek
Tüm insanlar
Paylaşırız meyvelerini;
Besinimizdir ormanlar;
M.Güner DEMİRAY
SAKIN KESME
Ey hemşehri, sakın kesme! Yaş ağaca balta vuran el onmaz;
Bu kütükler 'Nice yıldır, hiç birine kervan gelmez, kuş konmaz'
Bunları kes, o baltanla çürümüş ağaçları yere ser.
Bak, sizin köy şu yemyeşil koruluğun gölgesinde ne güzel!
Gönülleri açmadadır yaprakların arasından esen yel.
Yazık, günah olmaz mı ki, çıplak kalsın bu zümrüt yurt, şirin yel.
Hem dünyada en birinci borç değil mi her kula,
Bir tohumu fidan yapmak, fidanı da bir orman?
Eğer böyle olmasaydı ne kalırdı oğula:
'Mirasımı artır' diye öğüt veren Atadan?
Sakın kesme! Her dalında bir güzel kuş ses versin.
Sakın kesme! Gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin.
Sakın kesme! Şu verimli köye kanat, kol gersin.
Sakın kesme! Aziz vatan günden güne şenlensin.
Mehmet Emin YURDAKUL
VAR
Ağacı kıskanırım
Yemiş yüklü dalı var;
Bahar olsun, güz olsun,
Ne güzel masalı var.
İmrenirim arıya,
Petek petek balı var;
Konduğu çiçeklerin
Pembesi var, alı var.
Cahit Sıtkı TARANCI
YURDUMUN ORMANLARI
Yemyeşil hayat taşır,
Yurdumun ormanları.
Ufuklara ulaşır,
Yurdumun ormanları.
Yaş kesmek zulüm size,
Hak değil ölüm size,
Varmıyor elim size,
Yurdumun ormanları.
Sizi kesen kalır aç,
Ölümde bile muhtaç,
Kefenden önce ağaç,
Yurdumun ormanları.
Küçükse de yaşımız,
Yolundadır başımız,
Yarın can yoldaşımız,
Yurdumun ormanları.
Mehmet İhsan BULUR
ZERDALİ AĞACI
Havalar güzel gidiyor
Sen de çiçek açtın erkenden
Küçük zerdali ağacım
Aklın ermeden
Bak kurt gibi kalın yapılı
Görmüş geçirmiş ağaçlara
Küçük zerdali ağacım
Pişman olursun sonra
Şimdi okşar gibi hafif hafif
Bir gün yerden yere çalar rüzgar
Küçük zerdali ağacım
Bakma güzel gitsin havalar
Sallansın dalların çocuklar gibi
Bakma güneş ısıtsın varsın
Küçük zerdali ağacım
Sonra donarsın
Zemheride bahar mı olur
Akşamları seyret anlarsın
Sakın erkenden çiçek açma
Küçük zerdali ağacım
CAHİT KÜLEBİ
|