21 - 26 MART ORMAN HAFTASI İLE İLGİLİ AĞAÇ BAYRAMI İLE İLGİLİ ŞİİRLER ORMAN HAFTASI AĞAÇ BAYRAMI (21 - 26 MART)- BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR-BİLGİMCE Eğitim ve Kültür Platformu

 

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR

 

21 - 26 MART ORMAN HAFTASI İLE İLGİLİ AĞAÇ BAYRAMI İLE İLGİLİ ŞİİRLER

 

AĞACA ÖVGÜ

 

Evlerimin eşiği,çocuğumun beşiği

Sıra dağların görülen güzelliği,

Toprakların yüreği,

Bayrakların direği

Ağaçlardır,ağaçlar.

 

Toprağı kaydırmayan,durduran seli,

Yağmuru çeken,toprağa döken,

Güneşi kesen,tozu dindiren

Ağaçlardır,ağaçlar.

 

Yeşiller içinde ağaç yeşili,

Ağaçtır toprağın türküsü,dili,

Bana şu dağları sevdiren

Ağaçlardır,ağaçlar.

 

Zeki TEOMAN

 

 

AĞACIM

 

Mahallemizde

Senden başka ağaç olsaydı

Seni bu kadar sevmezdim.

Fakat eğer sen

Bizimle beraber

Kaydırak oynamasını bilseydin

Seni daha çok severdim.

 

Güzel ağacım!

Sen kuruduğun zaman

Biz de inşallah

Başka mahalleye taşınmış oluruz.

 

Orhan Veli KANIK

 

 

AĞAÇ

 

Çocuk çok sevdi ağacı. ..

Verirdi ona her kıŞ,

Çiçekleri olaydı. ..

Yaprakları olaydı.

 

Ağaç çok sevdi çocuğu,

Öperdi altın saçlarından,

Dudakları olaydı. 

 

Ve ona öptürmek için

Eğilirdi yerlere kadar.

Yanakları olaydı.

 

Dökerdi önüne hepsini,

Gümüşten, altından, sedeften.

Oyuncakları olaydı.

 

Ve çocuk gittikten sonra,

Böyle kalır mıydı ağaç?

Ne olurdu onun da

Bacakları olaydı,

Ayakları olaydı.

          

               Arif Nihat ASYA

 

 

AĞAÇ DİKİNİZ

 

Ağaçsız ilerleme, gerileme sayılır,

Göklere ermek için yerde yeşil yapmalı.

İlerleme güneşi ağaçlıktan hız alır,

Bir başıma demektir, en ufak söğüt dalı.

Ne yokluktan iz kalır, ne sıkıntı duyulur,

Sularımız çoğalır, tarlamız bitek olur.

Öz yurdumun bağrında fışkırınca ağaçlar,

Sevinçlidir işçiler, gürbüzleşir her çocuk

Ülkenin her yerinde bir yeniliktir başlar,

Zenginimiz çoğalır, yurttan kaçar yoksulluk.

Ne yoksulluktan iz kalır, ne sıkıntı duyulur

Sularımız çoğalır, tarlamız bitek olur.

 

Kerim YUND

 

 

AĞAÇ DİYOR Kİ

 

Ben küçücük bir ağacım,

Yurdumun bir bahçesinde,

Topraklar tüterken görün,

Dallar da çiçeklensin de.

 

Her şeyimle yararlıyım,

İnsanoğluna dünyada,

Çiçeğim, yaprağım, gölgem

İri dallı zerdalimle.

 

Kuşlar mutlu şarkısını

Hep dalımda söylerler,

Şen arılar vızır vızır,

Kokuma koşup gelirler.

 

Sakın sakın dalımızı,

Çocuklar çekip kırmayın.

Çakınızla gövdemizde

Derin yaralar açmayın.

 

Halim YAĞCIOĞLU

 

 

AĞAÇ SEVGİSİ

 

Kucak açarsın herkese

Bu dost, şu düşman demeden

İyilik yaparsın herkese

Bir karşılık beklemeden.

 

Güzel yurdumun süsüsün

Bulutlara dal uzatan

Kuru, yeşil örtüsüsün

Gölge veren, dal uzatan,

 

Ne kadar çok çeşidin var

Elma, armut, meşe, kavak

Tatsız geçer sensiz bahar

Sensiz toprak olur kurak.

 

M. Necati ÖNGAY

 

 

AĞAÇLAR DA BİRER YURTTAŞ

 

Ağaçlar da birer canlı

Benim gibi senin gibi

Hem görür hem işitir

Benim gibi senin gibi

 

Ağaçlar da birer usta

Berber gibi terzi gibi

Saçlarını kendi tarar

Kendi diker giysisini

 

Ağaçlar da mevsim mevsim

Kimi bahar kimi yazdır

Giyinmiş düğüne gider

Kimi gelin kimi kızdır

 

Ağaçlar da birer yurttaş

Benim gibi senin gibi

Çiçek açar meyve verir

Her yıl öder vergisini

 

Ali YÜCE

 

 

AĞAÇLARIMA

 

Öyle ölümcül bakmayın bana ne olur?

Sizi böyle görüp kahroldum zaten...

Kırmışlar dallarınızı,

Kurumuş yemyeşil yapraklarınız...

 

Sizi ekmek paramla satın almıştım.

Dikmiştim ne ümitlerle,

Su diye delmiştim toprağı, taşı,

Siz boy attıkça artardı gücüm.

Ben de toprağa can attım, siz kök saldınız;

Zerdalim, vişnem, şekerparem, üzüm çıbığım...

 

Bu toprak benim olsaydı,

Yorulmaz, işler, sulardım.

Çiçek açardınız yine rengârenk,

Gölgenizde rahatlardı yüreğim,

Meyveler toplardım dallarınızdan.

Beraber iken güçlüydük.

Bizi ayırdılar birbirimizden;

Zerdalim, vişnem, şekerparem, üzüm çıbığım...

 

Bu toprak benim olsaydı,

Yıkılmazdı gecekondum.

Kırılmazdı dallarınız,

Acı duymazdı yüreğim...

Öyle ölümcül bakmayın bana ne olur?

Zerdalim, vişnem, şekerparem, üzüm çıbığım.

 

Ahmet Tufan Şentürk

 

 

AĞAÇLAR YALAN SÖYLEMEZ

 

Ağaçlar da insanlar gibi

Yalan söylerler mi birbirlerine

Hırsızlık yaparlar mı

Kavga ederler mi hiç

Hapse girerler mi anne

 

Ağaçlar da insanlar gibi

Askere giderler mi

Savaş çıkarırlar mı anne

Topla tüfekle bombayla

Saldırırlar mı birbirlerine

 

Ağaçlar yalan söylemez çocuğum

Kandırmazlar birbirlerini

Savaş çıkarmazlar hiç

Barış içinde yaşarlar

Öldürmezler birbirlerini

 

Ali YÜCE

 

 

AĞAÇLARIMIZ

 

Dünyamızı güzelleştirmek için

Ağaç dikelim,toprağımıza

Yeşillik alanlar tükenmesin

Toprağımaz yerinde kalsın

 

Herkes erozyon diyor

Nedenini söylemiyor

Toprağımız ağaçsızlıktan

Denizlere dökülüyor

 

Kuşlarımız,kelebeklerimiz

Böceklerimiz raharsız

Çöl olan alanlarda

Biz nasıl rahatız

 

Vurdum duymazlığımız

Bize ne zaman ders verecek

Kaynaklarımızın

Yok olmasımı lazım

 

Efendimiz boşuna demedi

Kıyamet koparken fidan dikin diye

Biz çölü ondan iyi bilemeyiz

O bunları yaşadı bizi uyardı

 

Hala bir ağaç dikmediysek

Geleceğe bir yatırım yapmadıysak

Yarınlardan bir ümidimiz varsa

Bir ağaç yetmez,bin ağaç dikelim

 

Sedat Koçar

 

 

AĞAÇLARIMIZ

 

Ağaçlar da insanlar gibi

Seveni olur,sevmeyeni...

Keserseniz ağlarlar

Tıpkı dövülen insanlar gibi.

 

Ağaçlar da insanlar gibidir,

Onlar da çalışır,durmadan.

Ve hepsi de yararlıdır,

Örnek bir insan gibi.

 

Türküler söyler gelince bahar,

Yaza,kışa hazırlık yaparlar,

Ağaçların da var yürekleri,

Ağaçlar da tıpkı bizler gibi.

 

Korumalı ağaçları,

Ormanlar yetiştirmeli,

Yakmadan,kesmeden çoğaltmalı.

İnsanları sever gibi,ağaçları da sevmeli.

 

Behçet NECATİGİL

 

 

AĞAÇLARIMIZ

 

Kestane, gürgen, palamut

Altı yaprak, üstü bulut.

Gel burda sen, derdi unut.

Orman ne iyi, ne iyi,

Aman ne iyi, ne iyi !

 

Dallar kol kola görünür,

Yaprak yaprağa sürünür,

Kışın karlara bürünür

Orman ne güzel, ne güzel,

Aman ne güzel, ne güzel !

 

Ormanda kuşlar, böcekler,

Yavru ceylanlar emekler,

Açar yedi renk çiçekler,

Orman ne büyük, ne büyük,

Aman ne büyük, ne büyük !

 

Çamın, yaprağı dökülmez,

Gürgenin kolu bükülmez,

Ağaç dibinden sökülmez.

Orman ne canlı, ne canlı,

Aman ne canlı, ne canlı !

 

İzin vermeyiz kırmana,

Dayanamayız vurmana,

Baltayı sokma ormana,

Orman ne mutlu, ne mutlu,

Aman ne mutlu, ne mutlu !

 

Git, git sona varamazsın,

Kuşak olsan saramazsın,

Dalını koparamazsın,

Orman ne sonsuz, ne sonsuz,

Aman ne sonsuz, ne sonsuz !

 

İlhami Bekir TEZ

 

 

AĞAÇTAN ALINAN İBRET

 

yalnız sandığım bır anda

seyre daldım görebıleceğim alemi

gök yüzündeki yıldızları

bir ahenk içinde durmakda

ve rüzgarlar aynı ahenk içinde

esmekde

 

ya agaclar adete dans edıyor rüzgarlarla

dallarindaki yaprakalar

mırıldanıyor sanki

evet evet düşerken bile dalından

ALLAH (cc) DEYİŞİ

saçlarim diken diken oldu bir an

sanki ilkez duyuyordum kelamullahı

o sade ama anlamı yuce olan

ALLAH (cc) SESİNİ

evet evet sanki ilke duymakdayım

oysa her gün dilimde olan

soylediğim kelam ilkez böle değişik gelmisdi

sanki yer gök dinlıyordu ALLAH (cc) demesini

oysa bır agac yerı geldiğinde yananacak

yada topraga karısıp yok olacak ağac

ALLAH (cc) DEMESİNİ ALEM DİNLEEYCEK KADAR ULU

 

oya ben insan sınıfında olan ben

yada da öyle bıldığim nefsımın esiri olan ben

yeryüzünü emrimize alan ben

hergün demekdeyim ALLAH (cc)

hasan huseyın mehmet der gibi

demem

 

vah bana yazık bana

bir ağac kadar diyemiyorsam

nankörlüğün en buyuğu bende

yaratandan uzak yaratanı bilmeden

yasamak....

 

Yakup Şimşek

 

 

BU AĞAÇ BAŞKA

 

Ağaç!

Ne kadar güzelsin

Ne kadar başka

Yaşamak isterdim dallarında

 

Adarsam,

Sana adarım kendimi

Büyürüm meyvalarında.

 

Ağaç!

Ne kadar güzelsin

Ne kadar başka!

 

Orhon Murat ARIBURNU 

 

 

DAĞ HIRSIZI

 

Çok eski zamanlarda

Dünyanın bir ucunda

Bir dağ hırsızı varmış

Başı dumanlı bir dağı

Kaşla göz arasında

Çalıp ağzına atar

Çiğnemeden yutarmış

 

Gel zaman git zaman

Ne dağ kalmış ne orman

Bulutlar küsüp gitmiş

Yağmaz olmuş yağmurlar

Yok olmuş çiçekler kuşlar

Ülke bir çöle dönmüş

Başlamış salgın hastalık

Önce dağ hırsızı ölmüş

 

Ali YÜCE

 

 

DOĞA ADINDA BİR ERMİŞ

 

Toprak ana kız doğurmuş

Adını da ağaç koymuş

Yazın giydirmiş onu

Kış gelince soymuş

 

Nere gitsin nasıl etsin

Şaşırıp kalmış ağaçcık

Hem üşümüş hem ağlamış

Her bir yerleri apaçık

 

Doğa adında bir ermiş

Ağaçları çok severmiş

Kurmuş gizli tezgahını

Renkler kokular eğirmiş

 

Kumaş dokumuş ışıktan

Gelinlik kıza giydirmiş

Alıp götürmüş sarayına

Oğlu ile evlendirmiş

 

Ali YÜCE

 

 

DOĞA VE AĞAÇ

 

Doğanın dengesi ağaç

Ormanın süsü ağaç

Güneşin gölgeliği ağaç

Durma bir fidan da sen dik

 

Serdar Sayıl

 

 

ELMA AGACI

 

Yine başladı soğuklar,

Boyuna yağıp duruyor yağmur.

Esiyor rüzgar acı acı.

Nasıl geçireceksin bu kışı,

Elma ağacı?

 

Gölgen de yok ki sana arkadaş olsun.

Tek başına kaldın bu kış kıyamette.

Artık kimse bakmaz oldu yüzüne.

Dallarına tırmanmıyor çocuklar,

Kuşlar uğramıyor semtine.

Üzülme bu günler çabuk geçer.

Bir bakarsın bahar geliverir.

Yeniden allanıp süslenirsin.

Bizim için yine çiçek açar,

Meyve verirsin.

       

             Şükrü Enis REGÜN

 

 

FİDAN DİKME ZAMANI

 

Bak sevgiden bülbül güle naz etmiş,

Çiçek değil mi ki kışı yaz etmiş.

Hazan gelmiş, bak onu da tüketmiş,

Durma artık fidan dikme zamanı.

 

Bağa gül gelmiş de bağı şen etmiş,

Yağmur olup toprağını ten etmiş,

O gül, artık kalbimizde yer etmiş

Durma artık fidan dikme zamanı.

 

Köknar yana yatmış, cama yer etmiş.

Kurumaya inat etmiş, diretmiş.

Yaşı bilmem, altmış veya da yetmiş,

Durma artık fidan dikme zamanı.

 

Kimler gelip ağaçları katletmiş,

Selvi vardı, bak onu da yok etmiş,

Fidanlar kesilmiş, dağı çöl etmiş,

Durma artık fidan dikme zamanı.

 

Hakkı ÇEBİ

 

 

HABİBAT

 

Ağaç dargın

Dal yorgun

Tomurcuk küs bize

İlkyazın canı sıkılıyor

Dal kirli

Yaprak kirli

Çiçek kirli

Kuşun canı sıkılıyor

 

Bulut hasta

Yağmur hasta

Toprak hasta

Tohumun canı sıkılıyor

 

Yaprak ölü

Çiçek ölü

Kuş ölü

Doğa hıçkırıp ağlıyor

 

Ateş deli

Top deli tüfek deli

Atom bombası zır deli

İnsan kafası düşünmüş

Yapmış onu insan eli

 

Ne pisboğaz bu savaş

Can almaya doymuyor

Barış ölüm döşeğinde

Kendi çalıp oynuyor

 

Ali YÜCE

 

 

ORMAN

 

Orman yurdun temelidir,

Nesillerin evvelidir,

Her sanatın ilk elidir,

Ormandaki varlığa bak.

 

Orman memleketin süsü,

Hem ufağı, hem irisi,

Her dalında bir kuş sesi,

Ormandaki varlığa bak.

 

Çiçekler açar renk renk,

Dağları süsler gülerek,

Selleri önler emerek,

Ormandaki varlığa bak.

 

Gemi olur, suda yüzer,

Uçak olur, gökte gezer,

Kalem, kağıt neler yazar,

Ormandaki varlığa bak.

 

Âşık Veysel ŞATIROĞLU

 

 

ORMAN

 

Sen insansın, o ağaçtır,

Suya, ışığa, sevgiye

Bir insan kadar muhtaçtır;

Ağaçların şehri orman.

 

Onu ne yak, ne sök, ne kır.

Bir dal kopardığın zaman.

Gizli bir sesle hıçkır..

Her orman yurda bir ordu

Ormanı iyi koru...

 

Hüseyin KALABA

 

 

ORMAN

 

Gölgesi serindir, havası taze,

Yeşil yaprakları zümrüt yelpaze.

Yazın ortasında istersen bahar.

Bir gün ormanda kal aksama kadar.

 

Tertemiz bir hava dolar içine.

Her yer ne hoş kokar: çiçek, reçine.

Cıvıldaşır türlü kuşlar bir yanda

Buz gibi kaynaklar var ormanda.

 

Ağaçlar uğuldar, estikçe rüzgar.

Gönlümüze hayat verir ormanlar...

Ormandır dağlara zümrüt bir örtü,

Ormandır kırların en güzel süsü!...

 

Orman güzellik ve zenginlik demek,

Ormanları sevmek, korumak gerek.

Ormansız memleket çöldür, çoraktır,

Orman bulutlara yeşil konaktır.

Bulutlar burada gelir oturur,

Burada boşanır sağanaklı yağmur...

 

Ormandır sulara söyleyen ninni,

Ormandır, sulara öz anne gibi.

Gölgelikte doğup büyür dereler,

Yazın suyu, orman korur ve besler...

 

Ormanlar yapraktan bir engin deniz,

Burada yıkanır hava tertemiz.

Orman sağlık, hayat dolu bir kaynak,

Herkese bir ödev onu korumak...

 

Zeki TUNABOYLU

 

 

 

ORMAN

 

Ormanlar yurdumuzun

En büyük servetidir ..

Onu iyikorumak,

Her Türk'ün ödevidir.

 

Geleceği düşünüp

Her yıl ağaç dikelim.

Durmadan çalışarak

Boş toprağı ekelim.

 

Ormanda bir dal bile,

Kıyıp da kesmeyelim.

Yemyeşil ormanlarla

Vatanı süsleyelim.

      

            M. Sırrı DUMLU

 

 

ORMAN

 

Koynunda aslan yatar,

Dalına kartal konar,

Gölgende sincap oynar,

Sen ne güzelsin orman.

 

Göğe değer dalların,

Geçilmez hiç yolların,

Kereste verir çamların,

Sen ne güzelsin orman.

 

Kayın, meşe gürgenin,

Değerin bilinmez senin,

Tadına doyulmaz yemişlerin

Sen ne güzelsin orman.

 

Yağmur seninle yağar,

Kaynaklar seninle dolar,

Pınar sayende akar,

Sen ne güzelsin orman.

 

Kağıt olur, kalem olur,

Kalas olur, tahta olur,

Bina olur canlıları korur,

Sen ne güzelsin orman.

 

Kibrit, keçi düşmanın,

Eksik olmaz balta vuranın,

Ormancıdır senin koruyanın,

Sen ne güzelsin orman.

             

             Şaban Gürtuna

 

 

ORMAN DİYOR Kİ

 

*Bu şiir Ağustos-1997 'de Antalya'da çıkan yangını üzerine yazılmıştır.

 

Adıma cilalı nutuk atanlar,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

Her katliam sonu atıp tutanlar,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

 

Tarla, bahçe, bağ dediniz kestiniz,

Odun deyip, tomruk deyip biçtiniz,

Çıkar için kendimizden geçtiniz,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

 

Güya bizlerin de bakanı var ya,

Hayat hakkımızı görür angarya,

Düşmanı efendi, dostlarım parya,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

 

Vurguncu emirle tayin yaptırır,

Rüşvetçi buyurur, köküm söktürür,

Gelen kestiriyor, giden yaktırır,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

 

Terör yakar, ihmâl yakar bakarsın,

Aptallığın cezasını çekersin,

Beni değil, sen kendini yakarsın,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

 

Katillere idam çok diyorsunuz,

İdam etmemekle yak diyorsunuz,

Üstelik “can kaybı yok diyorsunuz,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

 

Duy bu sesi, belki bu son feryadım,

Bir zamanlar hayat, servetti adım,

Dalı koruyacak Sultan ararım,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

 

Bağır Köylü Ozan sağırlar duysun,

Lafta hızlı, işte ağırlar duysun,

Çakallar, baykuşlar, sığırlar duysun,

Beni sevdiğiniz doğru değil ki...

 

Yazar Hüseyin Gümüş

 

 

ORMANCILAR MARŞI

 

Ağaçların kökleri,

Kardeş gibi toprakla.

Senin bizce farkın yok,

Dalgalanan bayrakla.

 

Ormancıyız, keseriz,

Seni kesen her eli.

Vatanını sevenler,

Ormanı da sevmeli.

 

Seni candan sevmeyen

Duygusuzdur, utansın.

Toprak eğer vatansa,

Sen de bize vatansın.

 

İ.Hakkı SUNAT

 

 

 

ORMANI HATIRLAMAK

 

Yine bir burukluk sardı tenimi,

Ağacı kurumuş, sararmış gördüm.

Çiçeğin, yaprağı inmiş yerlere,

Onu da yerinde kararmış gördüm.

 

Düşündüm de kim kurutmuş yeşili,

Aynaya bakınca kendimi gördüm.

Sarmaşığı dolaşırken düşündüm.

Onun da halini perişan gördüm.

 

Kayalara tırmanıyor söğütler,

Laleyi sümbüle bakarken gördüm.

Kar yağmış ta tepelerin üstüne,

Köknarları göğe uzanmış gördüm.

 

Çaba harcamadan bir nebze bile,

Yine de etrafında yeşili gördüm.

Söğüt doldururken ovada çile,

Kavağı sulayan insanı gördüm.

 

Hakkı ÇEBİ

 

 

ORMANLAR

 

Kuşlar öter dallarında,

Çiçekler açar,

Kaynaşır bağrında bin bir renk;

Güzelliğimizdir ormanlar.

Konuk eder yıldızları,

Bulutları sağar,

Temiz hava, bol güneş,

Soluğumuzdur ormanlar.

Okuruz ya masalları, şiirleri,

Yazarız ya ak kağıtlara,

İçimizde bir ırmak akar;

Kitabımızdır ormanlar.

Kuş, geyik, ceylan

Ve yedisinden yetmişine dek

Tüm insanlar

Paylaşırız meyvelerini;

Besinimizdir ormanlar;

 

M.Güner DEMİRAY

 

 

SAKIN KESME

 

Ey hemşehri, sakın kesme! Yaş ağaca balta vuran el onmaz;

Bu kütükler 'Nice yıldır, hiç birine kervan gelmez, kuş konmaz'

Bunları kes, o baltanla çürümüş ağaçları yere ser.

Bak, sizin köy şu yemyeşil koruluğun gölgesinde ne güzel!

Gönülleri açmadadır yaprakların arasından esen yel.

Yazık, günah olmaz mı ki, çıplak kalsın bu zümrüt yurt, şirin yel.

 

Hem dünyada en birinci borç değil mi her kula,

Bir tohumu fidan yapmak, fidanı da bir orman?

Eğer böyle olmasaydı ne kalırdı oğula:

'Mirasımı artır' diye öğüt veren Atadan?

 

Sakın kesme! Her dalında bir güzel kuş ses versin.

Sakın kesme! Gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin.

Sakın kesme! Şu verimli köye kanat, kol gersin.

Sakın kesme! Aziz vatan günden güne şenlensin.

 

Mehmet Emin YURDAKUL

 

 

VAR

 

Ağacı kıskanırım

Yemiş yüklü dalı var;

Bahar olsun, güz olsun,

Ne güzel masalı var.

 

İmrenirim arıya,

Petek petek balı var;

Konduğu çiçeklerin

Pembesi var, alı var.

 

Cahit Sıtkı TARANCI

 

 

YURDUMUN ORMANLARI

 

Yemyeşil hayat taşır,

Yurdumun ormanları.

Ufuklara ulaşır,

Yurdumun ormanları.

 

Yaş kesmek zulüm size,

Hak değil ölüm size,

Varmıyor elim size,

Yurdumun ormanları.

 

Sizi kesen kalır aç,

Ölümde bile muhtaç,

Kefenden önce ağaç,

Yurdumun ormanları.

 

Küçükse de yaşımız,

Yolundadır başımız,

Yarın can yoldaşımız,

Yurdumun ormanları.

 

Mehmet İhsan BULUR

 

 

ZERDALİ AĞACI

 

Havalar güzel gidiyor

Sen de çiçek açtın erkenden

Küçük zerdali ağacım

Aklın ermeden

 

Bak kurt gibi kalın yapılı

Görmüş geçirmiş ağaçlara

Küçük zerdali ağacım

Pişman olursun sonra

 

Şimdi okşar gibi hafif hafif

Bir gün yerden yere çalar rüzgar

Küçük zerdali ağacım

Bakma güzel gitsin havalar

 

Sallansın dalların çocuklar gibi

Bakma güneş ısıtsın varsın

Küçük zerdali ağacım

Sonra donarsın

 

Zemheride bahar mı olur

Akşamları seyret anlarsın

Sakın erkenden çiçek açma

Küçük zerdali ağacım

 

CAHİT KÜLEBİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BELİRLİ GÜN VE HAFTALARA GERİ GİT